YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/32706
KARAR NO : 2021/6577
KARAR TARİHİ : 29.03.2021
Mala zarar verme suçundan şüpheli … haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda Söke Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 18/11/2019 tarihli ve 2018/3520 soruşturma, 2019/4143 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Söke Sulh Ceza Hâkimliğinin 08/01/2020 tarihli ve 2020/103 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 28/10/2020 gün ve 147/2020 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05/11/2020 gün ve 2020/96868 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar nazara alındığında,
Dosya kapsamına göre, müştekinin küçükbaş hayvanlarının yedikleri otlardan zehirlenmemesi için aldığı aşıların son kullanma tarihinin geçtiği ve bundan dolayı küçükbaş hayvanlarının bir kısmının telef olduğu iddiası üzerine başlatılan soruşturma kapsamında Söke Cumhuriyet Başsavcılığınca, müşteki ve şüphelinin ifadeleri alınıp, tanıkların olaya ilişkin beyanlarının tespit edilmesini müteakip, tanık beyanları esas alarak, müştekinin iddialarının doğrulamadığı, mala zarar verme suçunun özel kastla işlenmesi gerektiği, alınan ifadelerde böyle bir kastın oluşmadığından bahisle şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; şüpheli tarafından satılan aşıların son kullanma tarihinin geçip geçmediğinin tespit edilerek, geçmiş ise son kullanma tarihi geçen bu aşıların müştekinin hayvanlarının ölümüne sebebiyet verip vermediğinin, vermiş ise aşıyı satan şüphelinin bu durumu bilip bilemeyeceğinin tespiti bakımından bilirkişi raporu aldırılması ve sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, soruşturmanın genişletilmesi kararı verilmesi yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, bir suçun işlendiği ihbarını alan Cumhuriyet savcısı, delil toplayıp maddi gerçeği araştırmaya başlayarak, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe bulunması halinde, aynı Kanun’un 170/2. maddesi uyarınca iddianame düzenleyip kamu davasını açmakla, yeterli şüphe bulunmaması halinde ise Kanun’un 172. maddesi uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına karar vermekle görevli bulunmaktadır. Buna karşın Cumhuriyet savcısının kararına itiraz üzerine Sulh Ceza Hakimliğince Cumhuriyet savcısı tarafından gerekli delillerin toplanmadığı veya araştırmanın olayın özelliğine göre yetersiz ve yüzeysel kaldığının açıkça anlaşıldığı durumlarda, soruşturmanın eksik yapıldığından bahisle, genişletilmesine gerek görürse bu hususu açıkça belirtmek suretiyle CMK’nın 173/3. maddesi uyarınca soruşturmanın genişletilmesi kararı vererek, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir, Cumhuriyet başsavcılığı belirtilen eksikleri tamamlayıp delilleri topladıktan sonra itirazı incelemek üzere dosyayı yeniden Sulh Ceza Hakimliğine gönderecektir. Sulh Ceza Hakimi bu kez dosyayı inceleyip itirazı kabul veya reddedecektir.
İnceleme konusu dosyada, müştekinin hayvancılık işi yaptığı, şüpheli …’nun da veteriner hekim olduğu, müştekinin Söke Cumhuriyet Başsavcılığına sunmuş olduğu 28.05.2018 tarihli şikayet dilekçesinde ve savcılıkta alınan aynı tarihli ifadesinde; küçükbaş hayvanlarının yedikleri otlardan zehirlenmemesi için şüphelinin kendisine verdiği aşıların son kullanma tarihinin geçtiğini ve bundan dolayı küçükbaş hayvanlarının bir kısmının telef olduğunu belirttiği ve bu iddialar üzerine soruşturma başlatıldığı anlaşılmakla; yürütülen soruşturma kapsamında Söke Cumhuriyet Başsavcılığınca, müşteki ve şüphelinin ifadeleri alınıp/aldırılıp, tanığın da olaya ilişkin beyanları tespit edildikten sonra tanık beyanları esas alınarak, müştekinin iddialarının doğrulanmadığı, mala zarar verme suçunun özel kastla işlenmesi gerektiği, alınan ifadelere göre böyle bir kastın oluşmadığından bahisle şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; her ne kadar tanık beyanında şüpheli tarafından kendisine verilen aşıları hayvanlarına yaptırdığını, bu aşıların da son kullanma tarihinin geçmiş olduğunu, ancak kendi hayvanlarının bir zarar görmediklerini belirtmişse de, aynı mahiyetteki aşıların farklı cins ve özellikte olan veya aynı cins olsa da farklı yerlerde otlayan hayvanlarda aynı etkiyi yapmayabileceği, bu durumun uzman görüşü ile açıklığa kavuşturulması gerektiği, buna göre şüpheli tarafından satılan aşıların son kullanma tarihinin geçip geçmediği tespit edilerek, geçmiş ise son kullanma tarihi geçen bu aşıların müştekinin hayvanlarının ölümüne sebebiyet verip vermediğinin ve vermiş ise aşıyı satan şüphelinin bu durumu bilip bilemeyeceğinin belirlenmesi için uzman bilirkişi raporu aldırıldıktan sonra sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmediğinden itirazın bu yönden kabulüyle soruşturmanın genişletilmesi kararı verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (SÖKE) Sulh Ceza Hakimliğince kesin olarak verilen 08.01.2020 tarihli ve 2020/103 D. İş sayılı kararın, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (a) bendi uyarınca sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 29/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.