Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/33399 E. 2021/8305 K. 14.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/33399
KARAR NO : 2021/8305
KARAR TARİHİ : 14.04.2021

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Hükmün kaldırılması ile hırsızlık suçundan mahkumiyetine

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
İlk derece mahkemesince hırsızlık suçundan sanık hakkında beraat kararı verildiği, o yer Cumhuriyet savcısının istinaf talebi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp ilk derece mahkemesi kararı kaldırılıp, sanık hakkında hırsızlık suçundan mahkumiyetine hükmedildiği anlaşılmakla, hükmün temyizi kabil olduğu belirlenerek yapılan temyiz incelemesinde;
5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin ”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; ”Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanığın temyiz isteminin, suçu işlemediğine, haksız ceza verildiğine ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 22.11.2016 gün, 2016/950 Esas ve 2016/436 Karar sayılı kararında da belirtildiği gibi 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h, 143. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle yargılanan sanığa, 5271 sayılı CMK’nın 150/3. maddesi uyarınca zorunlu müdafii atanmasına gerek olmadığı gözetilerek, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Müşteki kolluktaki beyanında, suça konu motosikleti 17/01/2016 günü saat 20.00 sıralarında park ettiğini, 18/01/2016 günü saat 22.00’da yerinde olmadığını farkettiğini, mahkemede ise, öğleden sonra ile akşam arasında bir zamanda çalındığını, alt kattaki komşusunun akşam namazı için giderken motorsikleti gördüğünü söylediğini beyan etmesi karşısında; sanığın eylemi hangi saatte gerçekleştirdiğinin tespit edilememesi nedeniyle, atılı hırsızlık suçunun sanık lehine gündüz sayılan zaman dilimi içerisinde işlendiğinin kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden sanık hakkında TCK’nın 143/1. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
2- Olay-yakalama tutanağına göre, 20/01/2016 günü saat 14.40 sıralarında bir binanın bodrum katına iki şahsın motosiklet getirdiklerinin anons edilmesi üzerine, kolluk ekibinin bahse konu yerde müştekiye ait motosikleti bulduğu, motosikletin şase numarasından bulunan motosikletin müştekiye ait olduğunun anlaşıldığı ve hasarlı olarak müştekiye teslim edildiği olayda; soruşturma aşamasında sanık tarafından gerçekleştirilmiş bir iade veya tazminin olmadığı ve müştekinin 21/09/2020 tarihli duruşmada zararının yargılama aşamasında giderildiğini beyan etmesi karşısında, müştekiden kovuşturma evresinde gerçekleşen kısmi iade nedeniyle, kısmi iadeye rızasının bulunup bulunmadığı sorularak, rıza göstermesi halinde sanık hakkında TCK’nın 168/2. maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde doğrudan TCK’nın 168/2.maddesi uygulanarak hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 14/04/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.