YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/33548
KARAR NO : 2021/7521
KARAR TARİHİ : 06.04.2021
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçundan sanık …’nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 2.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Eşme Asliye Ceza Mahkemesinin 10/09/2020 tarihli ve 2019/382 Esas, 2020/282 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 11/11/2020 gün ve 15768-2020 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23/11/2020 gün ve 2020/101381 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Mala zarar verme suçundan sanık …’nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 2.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Eşme Asliye Ceza Mahkemesinin 10/09/2020 tarihli ve 2019/382 Esas, 2020/282 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun sanığın üzerine atılı mala zarar verme suçunu da kapsayan “Şahsi cezasızlık sebebi veya cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebep” başlıklı 167/1. maddesinde yer alan “(1) Yağma ve nitelikli yağma hariç, bu bölümde yer alan suçların; a) Haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin, b) Üstsoy veya altsoyunun veya bu derecede kayın hısımlarından birinin veya evlat edinen veya evlatlığın, c) Aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin, zararına olarak işlenmesi halinde, ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında, dosya kapsamına göre, katılan Azize Yaşar’ın suç tarihi olan 26/09/2019 tarihinde sanık …’nın resmi nikahlı eşi olduğu ve bu nedenle sanık hakkında mala zarar verme suçundan mahkumiyetine karar verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, sanık ve katılanın yokluğunda verilen Eşme Asliye Ceza Mahkemesinin 10.09.2020 tarihli kararın sanık ve katılana tebliğ edildiğine ilişkin davetiyelerin dosya arasında bulunmadığı, bu nedenle usule uygun olarak tebligat yapılıp-yapılmadığının anlaşılamaması nedeniyle hükmün usulüne uygun kesinleşmediği belirlenmekle; kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından, Eşme Asliye Ceza Mahkemesinin 10.09.2020 tarihli kararın sanık ve katılana tebliğ edilip, (tebligat yapılmışsa evrak dosya arasına konularak) usulüne uygun olarak kesinleştirildikten sonra yeniden kanun yararına bozma isteminde bulunulması mümkün olup, (EŞME) Asliye Ceza Mahkemesinin henüz kesinleşmeyen 10.09.2020 tarihli ve 2019/382 Esas, 2020/282 Karar sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 06/04/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.