YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3711
KARAR NO : 2020/10426
KARAR TARİHİ : 13.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 19.maddesindeki “Mevkuf ve mahkumlara ait tebliğlerin yapılmasını, bunların bulunduğu müessese müdür veya memuru temin eder” hükmü karşısında; cezaevi müdürü veya memurun hükümlü olarak cezaevinde bulunan sanığa tebligatın bizzat yapılmasını sağlaması gerekirken sanık namına nöbetçi cezaevi müdürüne 01/02/2005 tarihinde yapılan gerekçeli karar tebliği usulsüz olduğundan,eski hale getirme isteminin kabulüne ve Çarşamba Asliye Ceza Mahkemesinin 01/12/2004 günlü ve 2004/116 E., 2004/758 K. sayılı kararı usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğinden kesinleşmediği için mahkemece bu kararın kesinleştiği varsayıldıktan sonra 5237 sayılı Kanunun değerlendirmesine yönelik Çarşamba Asliye Ceza Mahkemesinin 10/08/2006 günlü ve 2004/116 E. ve 2004/758 K. sayılı kararının yok hükmünde olduğu ve temyiz incelemesinin konusunun Çarşamba Asliye Ceza Mahkemesinin 01/12/2004 günlü ve 2004/116 E., 2004/758 K. sayılı kararına yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nin 493/2 maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre aynı Kanun’un 102/3 ve 104/2 maddeleri uyarınca 10 ve 15 yıllık zamanaşımı sürelerine tabi olduğu; yine sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nin 142/2-d, 143/1 maddelerinin gerektirdiği cezaların türleri ve miktarlarına göre, aynı Kanun’un 66/1-d, 67/4 maddeleri uyarınca 15 ve 22 yıl 6 aylık zamanaşımı sürelerine tabi olduğu; zamanaşımı bakımından 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen ve eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/2 maddesindeki suç için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun’un 102/3 ve 104/2 maddeleri gereğince hesaplanan 10 yıllık dava zamanaşımının, 01/12/2004 tarihli mahkumiyet kararından inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 13/10/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.