YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4927
KARAR NO : 2020/4721
KARAR TARİHİ : 01.06.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Hükmedilen hapis cezasının süresine göre 1412 sayılı CMUK’nın 318.maddesi uyarınca sanığın duruşmalı inceleme isteğinin reddine karar verilerek yapılan incelemede;
5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 8. fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve maddenin 11. fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, dosya kapsamına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 31/01/2012 tarihi itibariyle duran zamanaşımının kesinleşen sonraki mahkûmiyete konu suçun işlendiği 13/10/2014 günü yeniden işlemeye başladığı belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın gece vakti sayılan saat diliminde kilitli vaziyetteki müştekinin evinin giriş kapısının daha önce kırılıp çivilerle muhkem hale getirilen çivileri tornavida ile yerlerinden çıkartarak, diğer sanık ile birlikte kapıyı zorlayıp evin içine girerek gerçekleşen eylemin 765 sayılı TCK’nın 493/1, 522 ve 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 143. maddesindeki suça uyduğunun anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 7. ve 5252 sayılı Kanun’un 9. maddeleri uyarınca yapılan değerlendirmede, dava zamanaşımı bakımından, 765 sayılı TCK’nın 493/1. maddesindeki hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun’un 102/3,104/2 maddelerinde belirtilen 15 yıllık dava zamanaşımının, 5237 sayılı Kanun’un 66/1-d, 67/4. maddelerine göre belirlenen dava zamanaşımına göre lehe olduğu anlaşılmakla;
Sanığa yüklenen 765 sayılı TCK’nın 493/1. maddesindeki hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun’un 102/3,104/2 maddelerinde belirtilen 15 yıllık dava zamanaşımının, suç tarihi olan 06/05/2002 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 01.06.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.