Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/5721 E. 2020/9389 K. 24.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5721
KARAR NO : 2020/9389
KARAR TARİHİ : 24.09.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin sanık … hakkında hırsızlık suçundan, sanık … hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan kurulan hükümlere yönelik aleyhe olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
I-Sanık … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz isteminin incelenmesinde;
14.04.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Yasa’nın 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000 TL dahil adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından sanığın temyiz isteğinin 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
II-Sanık … hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz isteminin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
III-Sanık … hakkında hırsızlık ve sanık … hakkında suç eşyasın satın alınması veya kabul edilmesi suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıkların ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemlerinin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Sanık …’in temyiz dışı sanık … ile birlikte mağdurun ikametinden suça konu televizyonu çaldıktan sonra, televizyonun satıldığı kişi olan ve hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen …’ın ismini sanık …’ın söylemesi sonucu, …’ın 290 TL karşılığında satın aldığı televizyonu kolluk görevlilerine teslim etmesi, yine ikametten çalınan 2 adet kuru sıkı tabancanın yerini de temyiz dışı …’nin kolluk görevlilerine göstermesi sonucu iadenin sağlandığının anlaşılması karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 26.03.2013 gün ve 2012/6-1232 Esas -2013/106 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; “4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 763. maddesi uyarınca suça konu eşyayı bir üçüncü kişiye satmak suretiyle zilyetliği devreden sanığın, satıştan elde ettiği menfaati iade etmeden, üzerinde tasarruf yetkisi bulunmayan eşyayı sattığı yeri göstermesi, etkin pişmanlık olarak değerlendirilemeyeceği gibi, eşyanın satın alınan kişiden alınarak mağdura iade edilmiş olması da 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesi kapsamında sanık tarafından gerçekleştirilmiş bir iade veya tazmin olarak kabul edilemeyeceğinden, suça konu televizyonun satıldığı …’ın zararı giderilmeden sanık … hakkında koşulları oluşmadığı halde, 5237 sayılı TCK’nın 168. maddede düzenlenen etkin pişmanlık hükümleri uyarınca cezasında indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayini,
2-24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanık …’ın eylemine uyan TCK’nın 165/1. maddesinde düzenlenen suçun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanık …’ın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule göre de;
3-Sanık … hakkında daha önce 06/03/2012 tarihinde suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan 5 ay hapis ve 200 TL adli para cezasına hükmedildikten sonra, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğine göre, sanığın deneme süresinde yeniden suç işlemesi karşısında açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanmasına karar verilmesi gerektiği halde, mahkemece ancak 5271 sayılı CMK’nın 231/11. maddesi uyarınca kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanık hakkında koşullarının varlığı halinde cezanın ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar verilerek yeni bir mahkumiyet hükmü kurabilecekken, sanığın tekrar suç işlemesi durumunda açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanması dışında bir imkan mahkemeye tanınmadığı gözetilmeden, sanık … hakkında 5 ay hapis ve 200 TL adli para cezası yerine, 5 ay hapis ve 80 TL adli para cezasına hükmedilmesi suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle kısmen istem gibi BOZULMASINA, 24/09/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.