Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/6249 E. 2020/10223 K. 07.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6249
KARAR NO : 2020/10223
KARAR TARİHİ : 07.10.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın yokluğunda verilen hükmün, sanığın kovuşturma aşamasında 13/06/2003 tarihli duruşmada alınan ifadesinde bildirdiği adresinden farklı olan adrese çıkartılan tebligatın tebliğ edilememesi üzerine, aynı adrese Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca tebligat yapıldığı anlaşılmakta ise de; gerek adresin yanlış olması ve gerekse sanığın mahkemeye bildirdiği adreste daha önce yapılmış herhangi bir usulüne uygun tebligatın bulunmaması karşısında, sanığa Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre yapılan gerekçeli karar tebliği işlemi geçersiz olduğundan, sanığın öğrenme üzerine sunduğu 29/12/2016 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanığın, suç tarihi olan 09/12/2001 tarihinde, temyiz dışı sanık …’nın soruşturma aşamasındaki 14/12/2001 tarihli beyanına göre gece saat 03.00 civarında, müştekinin kapıları kilitli otomobilini kapısını zorlayarak açıp düz kontak yaparak çalmaları biçimindeki eyleminin, 765 sayılı TCK’nın 493/1, 522. maddeleri ile 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 143/1. maddesine uyan suçları oluşturduğu, 5237 sayılı TCK’nın 7. ve 5252 sayılı Kanun’un 9. maddeleri uyarınca yapılan değerlendirmede, dava zamanaşımı bakımından, 765 sayılı TCK’nın 493/1. maddesindeki hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun’un 102/3, 104/2. maddelerinde belirtilen 15 yıllık dava zamanaşımının, 5237 sayılı Kanun’un 66/1-d, 67/4. maddelerine göre belirlenen dava zamanaşımına göre lehe olduğu anlaşılmakla;

Sanığın eylemine uyan 765 sayılı Kanun’un 493/1, 522/1. maddelerinde düzenlenen hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun’un 102/3 ve 104/2 maddelerinde belirtilen 15 yıllık dava zamanaşımının, 09/12/2001 olan suç tarihinden inceleme tarihine kadar dolmuş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 07/10/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.