YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7317
KARAR NO : 2020/7872
KARAR TARİHİ : 07.07.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
I-Sanık hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Dosya kapsamı ve oluşa göre, sanığın ayrı evde yaşayan kardeşinin evine rızası olmadan kapı kilidini kırarak girdiği ve haklarında beraat kararı verilen temyiz dışı sanıkların da kilidi kırık eve sanığın teklifiyle girdikleri anlaşılmakla sanık hakkında TCK’nın 119/1-c maddesini uygulayan mahkemenin değerlendirmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamenin bu hususa ilişkin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,
II-Sanık hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz istemlerinin incelenmesine gelince;
Yargıtay CGK’nın 26.03.2013 günlü, 2012/6-1232 esas ve 2013/106 karar sayılı içtihatında belirtildiği üzere, çalınan malın 3. kişiye satılması halinde; 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinin uygulanabilmesi için hırsızlık suçunun failinin, sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın, hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlaması yetmez. Failin bizzat pişmanlık göstererek, satın alan iyiniyetli ise; sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlaması yanında aynen geri verme veya tazmin suretiyle satın alanın zararını da gidermesi, kötü niyetliyse; satın alandan elde ettiği para veya sağladığı menfaati, kazanç müsaderesine konu edilmek üzere soruşturma makamlarına teslim etmesi gerektiği, somut olayda sanığın çaldığı malzemeleri sattığı, yakalandığında sattığı kişi ve yerini söylemek suretiyle bir kısmını mağdura iadesini sağlamış ise de satıştan temin ettiği menfaati teslim etmemesi nedeniyle ve sanığın üzerine atılı hırsızlık suçunu gece işlediğine ilişkin kesin delil bulunmaması nedeniyle mahkemenin uygulamasında bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamenin bu hususları içeren bozma düşüncelerine iştirak edilmemiş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Mağdur … ile sanığın kardeş olup aynı konutta yaşamadıkları, katılanın 29/07/2010 tarihli duruşmada sanıktan şikayetçi olmadığını beyan ettiği, TCK’nın 167/2. maddesinde “..bu suçların, haklarında ayrılık kararı verilmiş olan eşlerden birinin, aynı konutta beraber yaşamayan kardeşlerden birinin, aynı konutta beraber yaşamakta olan amca, dayı, hala, teyze, yeğen veya ikinci derece de kayın hısımlarının zararına olarak işlenmesi halinde; şikâyet üzerine verilecek ceza yarısı oranında indirilir” hükmü gereğince; hırsızlık ve mala zarar verme suçu yönünden sanıktan şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorularak sonucuna göre, sanık hakkında düşme kararı verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı kısmen istem gibi BOZULMASINA, 07.07.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.