Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/7536 E. 2020/8042 K. 08.07.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7536
KARAR NO : 2020/8042
KARAR TARİHİ : 08.07.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I- Suça sürüklenen çocuklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz itirazının incelenmesinde;
14.04.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26.maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 2.maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000,00 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından suça sürüklenen çocuklar müdafiinin temyiz isteminin CMUK’nın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
II- Suça sürüklenen çocuklar hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz itirazının incelenmesine gelince;
Dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 12-15 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuk …’nın işlediği fiillerin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiillerle ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, sosyal yönden inceleme yaptırılması gerekli olduğu halde, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Suça sürüklenen çocuklar hakkında düzenlenen 28/03/2013 tarihli Polatlı Duatepe Devlet Hastanesinin raporunda, suça sürüklenen çocukların işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını kavradığı ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğu belirtilmiş ise de, raporun hangi suç ya da suçlara ilişkin olduğunun belirtilmediği ayrıca suça sürüklenen çocuk … hakkında düzenlenen sosyal inceleme raporunda, “psikiolojik problemleri olduğu ve babası tarafından özürlü raporu alınmaya çalışıldığının belirtilmesi karşısında; her iki rapor arasında oluşan çelişkinin giderilmesi bakımından 5237 sayılı TCK’nın 31/2. maddesi uyarınca Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Dairesi veya Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanelerinden ya da üniversitelerin Psikyatri Ana Bilim Dalı Başkanlığından suça sürüklenen çocuk …’ın suç tarihi itibariyle üzerine atılı hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığını bozma fiillerinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiillerle ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinde önemli derecede azalma olup olmadığı konusunda rapor alınarak sonucuna göre suça sürüklenen çocuk …’ın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- Suça sürüklenen çocukların katılanın işyerinden 90,00 TL parayı çaldığı olayda, hırsızlık suçunun konusunu oluşturan malın değerinin az olması nedeniyle suça sürüklenen çocuklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 145. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 08/07/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.