Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/7762 E. 2021/7009 K. 31.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7762
KARAR NO : 2021/7009
KARAR TARİHİ : 31.03.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Sanıklar … ve … hakkında hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından, suça sürüklenen çocuk … hakkında ise mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıklar hakkında iş yeri dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükümlerde uygulama maddesinin, TCK’nın 116/4 yerine TCK’nın 116/1,2,4. maddesi olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiş, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
2- Suça sürüklenen çocuk … hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığını bozma, sanık … hakkında ise hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Suça sürüklenen çocuk hakkında dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
a- 10/01/2015 tarihli kolluk tutanağına göre, müştekinin … isimli şahsın iş yerine gelerek televizyonların bulunduğu yeri söylediğini beyan etmesi üzerine, kolluk ekibinin belirtilen adreste arama yaptığı ve yapılan arama sonucunda müştekinin iş yerinden çalınan beş adet televizyonun bulunduğu ve müştekiye teslim edildiğinin anlaşılması karşısında; gerçekleşen kısmi iade nedeniyle suça sürüklenen çocuk hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına muvafakat edip etmeyeceği müştekiden sorularak, sonucuna göre 5237 sayılı TCK’nın 168/1-4. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
b- Suça sürüklenen çocuğun adli sicil kaydında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel sabıkası olmadığı, iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçunun niteliği gereği giderilmesi gerekli somut (maddi) bir zararın bulunmadığı, suç tarihinde kayden sabıkasız olan suça sürüklenen çocuk hakkında CMK’nın 231/6-b bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken “katılanın zararını giderilmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,” biçimindeki yasal ve dosya içeriğine uygun olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi
c- 5237 sayılı TCK’nın 51/1. maddesine göre tayin olunan cezaların ertelenmesine yasal engel bulunmadığı belirlenen ve suç tarihi itibariyle adli sicil kaydında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında iş yeri dokunulmazlığını bozma suçundan tayin olunan cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar verilirken, 5237 sayılı TCK’nın 51/1. maddesinin (b) bendinde belirtilen suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşup oluşmaması hususunun değerlendirilmesi gerekirken, “hükmolunan cezanın miktarı ve suça sürüklenen çocuğun katılanın zararını gidermediği” biçimindeki yasal ve dosya içeriği ile uyumlu olmayan gerekçe ile TCK’nın 51.maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
d- İş yeri dokunulmazlığını bozma suçunda, suça sürüklenen çocuğun yaşı itibariyle uygulanan kanun maddesinin TCK’nın ”31/3” yerine ”31/2” olarak yazılması,
e- Kabule göre de;
Suça sürüklenen çocuk hakkında düzenlenen iddianamede, 5237 sayılı TCK’nın 168/4. maddesinin uygulanması istenildiği halde, 5271 sayılı CMK’nın 226. maddesi gereğince 5237 sayılı TCK’nın 168/4. maddesinin uygulanmama ihtimaline binaen suça sürüklenen çocuğa ek savunma hakkı tanınmadan yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
f- Sanık …’in hüküm tarihinde Kars (Kapatılan) Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu olduğunun UYAP kayıtlarından anlaşılması karşısında; duruşmadan bağışık tutulmak istediğine dair bir talebi olmadan ve bu hususta bir karar alınmadan, hükmün açıklandığı 24/12/2015 tarihli duruşmada hazır edilmeyerek mahkûmiyetine karar verilmesi suretiyle, CMK’nın 196. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sanık … hakkında diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 31/03/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.