YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/81
KARAR NO : 2020/2728
KARAR TARİHİ : 17.02.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Suça sürüklenen çocuğun, dosyada yargılaması yapılan ve hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen diğer suça sürüklenen çocuk Recep Çetinkaya ile birlikte Yeni Sanayi Sitesi Çarşı Caminin penceresinin kilit kısmını ve minberin üst tarafında bulunan dolap kapağını kırarak cami içindeki merdiven altındaki depoda bulunan ses cihazını çalması şeklindeki eyleminde; Dairemizin 17.01.2019 tarihli ilamı ile şikayetçinin soruşturma aşamasında 16.11.2010 tarihinde yatsı namazını kıldırdıktan sonra caminin kapılarını kilitleyip ayrıldığını, ertesi gün 17.11.2010 tarihinde saat 11.30’da camiye geldiğinde hırsızlık yapılmış olduğunu anladığını beyan etmesi, suça sürüklenen çocukların ise aşamalardaki ifadelerinde akşam saatlerinde camiye girdiklerini beyan ederek belirli bir saat belirtmememeleri karşısında; suça sürüklenen çocuklardan suç saatinin ayrıntılı olarak sorulup belirlenmesinden sonra suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yazılı şekilde, suçun gece işlendiği kabul edilerek suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan cezada TCK’nin 143. maddesi gereğince artırım yapılması ve iş yeri dokunulmazlığını bozma suçundan ise aynı Kanunun 116/4. maddesi uyarınca hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi nedeniyle bozulması üzerine; suça sürüklenen çocuğun 16.04.2019 tarihli duruşmada saat kaçta camiiye girdiklerini hatırlamadığını belirtmesi karşısında ; eylemin işlendiği saatin kesin olarak bilinmemesi nedeniyle kuşkudan sanık yararlanır ilkesi gereğince, hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığını bozma suçlarının gündüz gerçekleştirildiğinin kabulü gerektiği gözetilmeden, bozma sonrası kurulan hükümde suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan cezada aynı Kanun’un 143. maddesi gereğince artırım yapılması ve iş yeri dokunulmazlığını bozma suçundan ise aynı Kanunun 116/4. maddesi uyarınca hüküm kurulduğunun belirlenmesi suretiyle yapılan incelemede;
Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığını bozma suçundan eylemine uyan TCK’nın 142/1-a, 116/1, 119/1-c, 31/2. maddelerinde öngörülen cezanın üst sınırına göre TCK’nın 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddeleri uyarınca hesaplanan 6 yıllık zamanaşımının, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 17.04.2012 tarihi itibariyle durduğu ve suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde işlediği kasıtlı suçtan dolayı verilen hükmün kesinleşmiş olması karşısında, denetim süresi içerisindeki suçun işlendiği 20.10.2013 günü yeniden işlemeye başladığı nazara alındığında, dava zamanaşımının 17.11.2010 olan suç tarihinden bozma sonrası mahkumiyet hükmünün verildiği 28.05.2019 tarihi arasında geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuğun temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davalarının, 5271sayılı CMK’nın 223/8.maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle isteme aykırı olarak DÜŞÜRÜLMESİNE, 17/02/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.