Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/10213 E. 2023/6031 K. 26.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10213
KARAR NO : 2023/6031
KARAR TARİHİ : 26.10.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/338 E., 2016/814 K.
ŞİKÂYETÇİ : …
SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : …
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bor Cumhuriyet Başsavcılığının, 2016/265 iddianame numaralı 21.03.2016 tarihli iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk … hakkında şikâyetçiye ait İstanbul Ucuzluk AVM isimli iş yerine girerek denemek amacıyla aldığı montu giyinme kabininde giydiği, üzerine de kabanını giyerek iş yerinden ayrıldığı ve bu şekilde üzerine atılı hırsızlık suçunu işlediği iddiasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, 31/3. maddelerinden cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Bor 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.07.2016 tarihli ve 2016/338 Esas, 2016/814 Karar sayılı kararıyla suça sürüklenen çocuk …’in 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 31/3, 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 9 ay 10 … hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk müdafii temyiz dilekçesinde “usul ve yasaya aykırı karar verildiği, yasal ve takdirî indirim sebeplerinin yeterli düzeyde uygulanmadığını” belirterek temyiz iradesini ortaya koymuştur.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dosya kapsamına göre; suça sürüklenen çocuk …’in şikâyetçiye ait İstanbul Ucuzluk AVM isimli iş yerine girerek suça konu montu giymek suretiyle iş yerinden ayrıldığı … görülerek Yerel Mahkemece cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Suça sürüklenen çocuk atılı suçu ikrar etmiştir. 16.03.2016 tarihli Tutanak ve aynı tarihli Görüntü İnceleme Tutanağı dosya içerisinde mevcuttur.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suçun vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;
1. Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 20.11.2018 tarihli ve 2016/6-986 Esas, 2018/554 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fıil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdirî bakımından, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğu tespit edilmiştir.
2. Suça konu montun suç tarihindeki piyasa değerine ilişkin dosya kapsamında bir tespit veya beyanın bulunmaması karşısında; İstanbul Ucuzluk AVM isimli iş yerinden çalınan montun suç tarihindeki piyasa değeri tespit edildikten sonra, suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun’un 145. maddesinin uygulanması şartlarının oluşup oluşmadığı tartışılmadan yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Dosya kapsamında yer … 16.03.2016 tutanak içeriğine göre; şikâyetçinin beyanları doğrultusunda yürütülen soruşturma kapsamında temyiz dışı suça sürüklenen çocuk …A ile yapılan görüşmede yanındaki diğer şahsın, bir adet montu giymek suretiyle iş yerinden ayrılan … olduğunu beyan etmesi nedeniyle aynı … ikametine gidilerek suça sürüklenen çocuk ile yapılan görüşmede olayı doğrulayarak suça konu montu kendi rızası ile görevlilere teslim ettiğinin anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun’un 168/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
4) Suç tarihinde 18 yaşından … olan ve hükmolunan 2 yıl 9 ay 10 … hapis cezasının ertelenmesine engel sabıka kaydı olmayan, ilk duruşmaya katılarak pişman olduğuna ilişkin beyanda bulunan suça sürüklenen çocuğun, yargılama sürecindeki davranışları göz önünde bulundurularak ve pişmanlık duyup duymadığı değerlendirilerek sonucuna göre 5237 sayılı Kanun’un 51. maddesindeki erteleme hükmünün uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerekirken, aynı maddenin 1. fıkrası uyarınca fiili işlediği sırada 18 yaşından … olan kişiler açısından ertelenebilecek hapis cezasının üst sınırının 3 yıl olduğuna dair açık hüküm gözetilmediği gibi, “fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları” olumlu değerlendirilip hakkında aynı Kanun’un 62. maddesi uyarınca takdirî indirim hükmü uygulanan suça sürüklenen çocuk ile ilgili hapis cezasının ertelenmesine ilişkin olarak hükmün gerekçe kısmında “yasal imkânsızlık” nedeni ile hükmün ertelenmediğine ilişkin gösterilen gerekçe ile hüküm fıkrasında “bir daha suç işlemekten çekineceğine dair, sosyal durumu ve eğilimleri itibarıyla tam bir kanaat oluşmadığından verilen cezanın miktarı da gözetilerek cezanın ertelenmesine yer olmadığına” şeklinde gösterilen gerekçe yasal ve yeterli olmadığından hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (1), (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle Bor 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.07.2016 tarihli ve 2016/338 Esas, 2016/814 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.