Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/10739 E. 2023/4950 K. 28.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10739
KARAR NO : 2023/4950
KARAR TARİHİ : 28.09.2023


MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/271 E., 2016/221 K.

SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama

A. Suça sürüklenen çocuk … Hakkında Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Keşan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.04.2016 tarihli ve 2015/271 Esas, 2016/221 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteğinin karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, REDDİNE,
B. Suça Sürüklenen Çocuk … Hakkında Hırsızlık ve İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli Suçlarından, Sanık … Hırsızlık, İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli ve Mala Zarar Verme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Keşan Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.04.2015 tarihli ve 2015/346 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında; Keşan Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.04.2015 tarihli ve 2015/345 Esas sayılı iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında; şikâyetçinin işyerine balkon kısmında bulunan alüminyum doğramanın yerinden çıkarılması suretiyle girerek işyerinde bulunan yaklaşık 15.000,00 TL değerindeki çeşitli miktarlardaki kol saati, araç teybi, araç televizyonu, fotoğraf makinesi, radyo, el radyosu, çakmak, çakı, bavul, sırt çantasını aldıkları, iş yeri çevresinde bulunan kamera görüntülerinin incelenmesinde sanık ile suça sürüklenen çocuğun hakkında benzer suç sebebiyle tahkikat yapılması nedeniyle tanındığından kesin olarak tespit edildiği ve bu şekilde üzerilerine atılı hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme suçlarını işlediklerinden bahisle eylemlerine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, 143/1, 116/4, 119/1-c, 151/1. maddeleri ile suça sürüklenen çocuk hakkında 31/3. maddesi gereğince cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.Keşan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.04.2016 tarihli ve 2015/271 Esas, 2016/221 Karar sayılı kararı ile;
a. Sanık hakkında; hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 143/1, 62, 116/4, 119/1-c, 62, 151/1 ve 62. maddeleri uyarınca sırasıyla 6 yıl 3 ay hapis, 1 yıl 8 ay hapis ve 3 ay 10 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına, her üç hüküm yönünden aynı Kanun’un 53/1. maddesi gereği hak yoksunluklarının uygulanmasına ve 58. maddesi gereği cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
b. Suça sürüklenen çocuk hakkında; hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 143/1, 31/3, 62, 116/4, 119/1-c, 31/3, 62. maddeleri uyarınca sırasıyla 4 yıl 2 ay hapis, 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanığın temyiz isteği; tarafına verilen cezayı temyiz etmek istediğine ilişkindir.
2. Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği; kararın usûle ve hakkaniyete aykırı olduğuna, yerel Mahkemenin 5237 sayılı Kanun’un 50, 51 ve 5271 sayılı Kanun’un 231. maddeleri yönünden değerlendirme yapmadığına ve re’sen dikkate alınacak sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. 10.02.2015 tarihinde saat 01.20 sularında suça sürüklenen çocuk ile sanığın birlikte şikâyetçiye ait işyerinin alüminyum doğrama olan balkon kapısını yerinden çıkararak farklı miktarlarda kol saati, araç teybi, araç televizyonu, fotoğraf makinesi, sırt çantası, bavul ve benzeri eşyaları aldıkları, dosya kapsamında bulunan 23.03.2015 tarihli güvenlik kamerası ve bu kamera görüntülerinin incelenmesine dair tutanak içeriği ile her iki sanığın suç tarihi ve saati itibarıyla şikâyetçiye ait iş yeri civarında suça konu eşyalar ile olay yerinden ayrıldıklarının tespit edildiği, suça sürüklenen çocuk …’un sol kolundan şekil bozukluğu nedeniyle doğuştan engelli olduğu, bu durumun savcılık tarafından alınan 24.03.2015 tarihli beyanında da görüldüğü, sanık …’ın 24.03.2015 tarihli beyanı ile izlemiş olduğu güvenlik kamerası görüntülerinden suça sürüklenen çocuk …’u teşhis ettiği, suça sürüklenen çocuk …’un ikâmetinde yapılan aramada şikâyetçiye ait işyerinden çalınan valizlerden birinin bulunduğu, suçun sabit olduğu, Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
2. Suça sürüklenen çocuk ve sanığın inkâr içeren savunmaları, Olay Yeri İnceleme Raporu, Olay Yeri Basit Kroki, Ev Arama Tutanağı, Görüntü İnceleme Tutanağı, tanık C.K.’nin suça konu çantaya benzer bir çanta aldığına, ancak aynısı olduğunu iddia edemeyeceğine yönelik beyanları, dosya içerisine eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
a. Suça Sürüklenen Çocuk … Hakkında Hırsızlık ve İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerde Mahkemece lehe hükümlerin yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeye istinaden uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından suça sürüklenen çocuk müdafiinin bu yöndeki temyiz itirazları yerinde görülmemiş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, kurulan hükümlerde hukuka aykırılık görülmemiştir.

b. Sanık … Hırsızlık, İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli ve Mala zarar Verme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Tüm dosya kapsamına göre, şikâyetçiye ait işyerinin dosya kapsamında bulunan 23.03.2015 tarihli güvenlik kamerası ve bu kamera görüntülerinin incelenmesine dair tutanağa göre olay yerinden ayrılış güzergâhlarında bulunan yurt binasına ait kamera görüntülerinde ellerinde çantalarla ayrılan üç kişinin olduğu, bunlardan doğuştan engeli nedeniyle teşhis edilen suça sürüklenen çocuk …’un önünde yürüyen şahsın fizik yapısı, yürüyüş şekli, üzerinde bulunan elbiselerin daha önce de şahsın üzerinde görülmüş olması sebebiyle, suça sürüklenen çocuğun amcasının oğlu olan sanık … ile büyük ölçüde benzerlik gösterdiğinin belirtildiği, sanığın atılı suçlamaları kabul etmeyerek mahkeme huzurundaki beyanlarında görüntüdeki kişinin kendisi olmadığını beyan ettiğinin anlaşılması karşısında, sanığın muhtelif mesafe ve açılardan yüksek çözünürlükte fotoğrafları temin edilerek, kamera görüntüleri ile birlikte Emniyet Genel Müdürlüğü veya Jandarma Komutanlığı Kriminal Dairesi Başkanlığına gönderilip, olaya ilişkin görüntülerin bulunduğu CD üzerinde, olanaklı ise görüntü iyileştirmesi de yapılmak suretiyle, bu görüntüler ile sanığın fotoğrafları arasında karşılaştırılma yapılması sağlanarak bahse konu görüntülerdeki kişinin sanık olup olmadığına ilişkin rapor alınarak ve görüntü kaydı yönünden kesin değerlendirme yapılamaması hâlinde ise sanığın suç tarihinde kullanmış olduğu dosya kapsamında mevcut olan cep telefonu hattının suç tarihine ve saatine ilişkin HTS kayıtları (arama, aranma, mesaj, baz istasyonu vs) Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan getirtilerek savunmasının doğruluğu araştırılıp sonucuna göre sanığın hukukî durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
a. Suça Sürüklenen Çocuk … Hakkında Hırsızlık ve İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (a) bendinde açıklanan nedenlerle Keşan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.04.2016 tarihli ve 2015/271 Esas, 2016/221 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak ONANMASINA,
b.Sanık … Hırsızlık, İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli ve Mala zarar Verme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (b) bendinde açıklanan nedenlerle Keşan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.04.2016 tarihli ve 2015/271 Esas, 2016/221 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.