Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/10936 E. 2023/4634 K. 20.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10936
KARAR NO : 2023/4634
KARAR TARİHİ : 20.09.2023


MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/567 E., 2016/200 K.

SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.09.2015 tarihli ve 2015/8778 Esas numaralı iddianamesi ile sanıklar hakkında, müştekiye ait aracı çalmaları nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-d ve 53. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.Büyükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.04.2016 tarihli ve 2015/567 Esas, 2016/200 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142/2-d, 62, 58 ve 53. maddeleri uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası; sanık … hakkında hırsızlık suçundan aynı Kanun’un 142/2-d, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezasına, her iki sanık bakımından hak yoksunluklarına ve sanık … bakımından tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıkların temyiz istemi, kararların usul ve yasaya aykırı olduğuna ve haklarında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay günü şikâyetçi …, adına kayıtlı … marka aracını saat 07.00 sıralarında park edip anahtar ve ruhsatını yanına alıp işe gittiği, aynı gün saat 22.30 sıralarında aracının yanına döndüğünde aracını bulamadığı, sanıkların saati belli olmayan vakitte araca anahtar uydurup düz kontak yaparak çalıştırmak sureti ile hırsızlandıkları, bu şekilde sanıkların üzerlerine atılı 5237 sayılı Kanun’un 142/2-d maddesinde yazılı hırsızlık suçlarını işledikleri, sanıklar suçlamaları inkar etseler de takip neticesinde kovalamaca sonucunda yakalanmaları, yakalama esnasında sanık …’ün üzerinde bir adet 10’luk düz anahtar, …’ın ise üzerinde bir adet falçata, bir adet biber gazı, bir adet düz saplı tornavidanın ele geçirildiği, araç üzerinde yapılan incelemede, aracın şikâyetçiye ait olan … plaka sayılı araç olduğu ve düz kontak yapılmak suretiyle çalıştırıldığının tespit edildiği anlaşıldığından sanıkların üzerlerine atılı hırsızlık suçunu işlediklerinin sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.Dosya kapsamında yer alan olay yeri inceleme raporu ve polis tutanağına göre müştekiye ait çalınan aracın düz kontak yapılarak çalıştırıldığının tespit edildiği, kapılarının nasıl açılmış olabileceğine dair bir değerlendirme olmadığı, aracın düz kontak yapılarak çalıştırılmış olması sebebiyle sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h maddesine uyduğu gözetilmeden Mahkemece aynı Kanun’un 142/2-d maddesi uyarınca hüküm kurulması sonuç cezayı değiştirmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık …’ün yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

B.Sanık … Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan HükümYönünden
Sanığın hüküm tarihinde Marmara 6 No’lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka bir suçtan hükümlü olduğunun UYAP kayıtlarından anlaşılması karşısında; sanığa duruşmadan vareste tutulmak isteyip istemediği sorulmadan ve bu hususta bir karar alınmadan, hükmün açıklandığı 20.04.2016 tarihli duruşmada hazır edilmeyerek hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı Kanun’un 196. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Büyükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.04.2016 tarihli ve 2015/567 Esas, 2016/200 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak ONANMASINA,
B. Sanık … Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan HükümYönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Büyükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.04.2016 tarihli ve 2015/567 Esas, 2016/200 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.