Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/11793 E. 2021/14266 K. 15.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11793
KARAR NO : 2021/14266
KARAR TARİHİ : 15.09.2021

Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 165/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 6 ay hapis ve 100,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 58. maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair Sarıyer 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/04/2011 tarihli ve 2009/66 esas, 2011/198 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, tekerrüre esas alınan Kartal 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/04/2008 tarihli ve 2007/425 esas, 2008/227 sayılı kararının temyiz üzerine bozulduğundan bahisle tekerrür hükümlerinin uygulanmasının hükümden çıkarılması talebinin kabulüne ilişkin İstanbul 53. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/11/2016 tarihli ve 2009/66 esas, 2011/198 sayılı ek kararını takiben, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi talebinin reddine dair İstanbul 53. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/12/2016 tarihli ve 2009/66 esas, 2011/198 sayılı ek kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 01/03/2021 gün ve 18923-2020 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 31/03/2021 gün ve 2021/34645 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Anılan kararları müteakip, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 24/10/2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 26. maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesinde yapılan değişiklik sonucu bahse konu suçun uzlaştırma kapsamına alınmış olması sebebiyle hükümlünün hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesine yönelik talebi üzerine, İstanbul 53. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/10/2019 tarihli ve 2009/66 esas, 2011/198 sayılı ek kararı infazın durdurulmasına ve uzlaştırma işlemleri için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesine karar verilmiş, taraflar arasında uzlaşma sağlanamaması sebebiyle anılan Mahkemenin 25/02/2020 tarihli ve 2009/66 esas, 2011/198 sayılı ek kararı ile de hükümlü hakkında infazın kaldığı yerden aynen devamına karar verildiği gözetilerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre, Sarıyer 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/04/2011 tarihli kararı ile sanığın daha önce Kartal 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/04/2008 tarihli ve 2007/425 esas, 2008/227 sayılı kararından ötürü kasıtlı suçtan mahkûmiyeti bulunması nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına dair kararın kesinleşmesi sonrası, Kartal 4. Asliye Ceza Mahkemesinin anılan hükmünün Yargıtayca bozulduğu, suç tarihi itibariyle başkaca da kesinleşmiş mahkumiyet kaydının da bulunmadığı nazara alındığında,
Dosya arasında bulunan sanığa ait adlî sicil kaydına göre, tekerrüre esas alınan Kartal 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/04/2008 tarihli ve 2007/425 esas, 2008/227 sayılı kararının 20/05/2008 tarihinde kesinleşmiş bulunduğu, incelemeye konu dosyadaki suç tarihinin 20/12/2008, karar tarihinin 29/04/2011 olduğu, buna karşın Kartal 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/04/2008 tarihli hükmünün, sanığa usulüne uygun tebliğ edilmediği gerekçesiyle esastan yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtayca 13. Ceza Dairesinin 23/02/2016 tarihli ve 201/14544 esas, 2016/2782 karar sayılı ilamı ile bozulduğu nazara alındığında; sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel olan mahkumiyet hükmünün incelemeye konu asıl karar tarihi itibariyle adlî sicil kaydında yer aldığı, asıl karar tarihinden sonra ortaya çıkan bu hususun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 311/1-e maddesi kapsamında değerlendirilerek talebin yargılamanın yenilenmesi olarak kabulü ile mahallinde değerlendirilerek 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesindeki düzenleme ile “suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi” ve diğer objektif ve sübjektif koşulların varlığı halinde, anılan Kanun’un 231/5. maddesi gereğince, sanık hakkında aynı Kanun’un 231/6-c maddesi de değerlendirilerek tespit edilen söz konusu zararın giderilmesi durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği cihetle, mahkemesince yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre basit bir araştırmayla tespit edilebilecek nitelikteki katılanın somut zarar miktarının kesin olarak belirlenmesi ve tespit edilen zararı giderip gidermeyeceği hususunun sanıktan sorulması ve sonucuna göre 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesindeki koşullar dahilinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması hususunda hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1-Dosya kapsamına göre, sanığın yokluğunda verilen Sarıyer 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/04/2011 tarihli kararının soruşturma aşamasında görev yapan ve yargılama aşamasında görevi biten Av. Selma Ekinci ve sanığın kendisinden haberdar olmadığı Av. Burcu Avcı’ya tebliğ edildiği ancak tebligatların bu nedenlerle usule uygun olmadığı, sanığın ise duruşma adresine Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre tebligat yapıldığı ancak UYAP’tan yapılan incelemede sanığın tebligatın yapıldığı 09/06/2011 tarihinde Tokat Cezaevi’nde hükümlü olması nedeniyle sanığa yapılan tebligatın usulsüz olması,
2-Katılanın yokluğunda verilen Sarıyer 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/04/2011 tarihli kararının katılanın duruşmada beyan ettiği adrese 21/1. maddesi uyarınca tebligat yapıldığı, katılanın işte olduğu, keyfiyetin haber verilmesi için en yakın komşusuna veya varsa binanın yönetici veya kapıcısına bildirimde bulunulduğuna ilişkin (hangisine) ve isim verme ve/veya imzadan imtina etme hali varsa buna ilişkin şerhin tebligat parçasında yer almadığının anlaşılması,
3-Dosya kapsamına göre, sanığın yokluğunda verilen ve kanun yararına bozmaya konu İstanbul 53. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.12.2016 tarihli ek kararının cezaevinde olan sanığa 5271 sayılı CMK’nın 35/son maddesi uyarınca kendisine okunup anlatılmadan tebliğ edilmesi karşısında; mahkemenin 29/04/2011 tarihli kararın kesinleşmediği, kanun yararına bozmaya konu kararın da usule uygun olarak kesinleşmemiş ve yok hükmünde olduğu belirlenmekle; kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından, (İSTANBUL) 53. Asliye Ceza Mahkemesinin henüz kesinleşmeyen 08.12.2016 tarihli ve 2009/66 Esas, 2011/198 Karar sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 15/09/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.