Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/12194 E. 2021/20291 K. 01.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12194
KARAR NO : 2021/20291
KARAR TARİHİ : 01.12.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 8. fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve maddenin 11. fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, dosya kapsamına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 09/01/2012 tarihi itibariyle duran zamanaşımının kesinleşen sonraki mahkûmiyete konu suçun işlendiği 13/11/2012 günü yeniden işlemeye başladığı; suç tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun, temyiz dışı suça sürüklenen çocuklar ile birlikte, müştekinin işletmekte olduğu okul kantinine 06/12/2009 tarihinde kendi beyanına göre gece saat 21.00 sıralarında, aynı iş yerine 15/01/2010 ve 18/01/2010 tarihleri arasında tespit edilemeyen zaman diliminde, camını kırmak suretiyle girerek hırsızlık yapması biçiminde gerçekleşen eylemlerinin suç tarihi itibariyle 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 143, 43, 116/2-4, 119/1-c ve 31/2. maddelerinde düzenlenen hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarını oluşturduğu, hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçları için öngörülen cezaların üst sınırına göre, aynı Kanun’un 66/1-d, 66/2 ve 67/4. maddeleri uyarınca hesaplanan 11 yıl 3 aylık kesintili zamanaşımının dolmadığı belirlenerek yapılan incelemede;
1-Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan TCK’nın 151/1 ve 31/2. maddelerinde belirtilen suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun’un 66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerine göre hesaplanan 6 yıllık dava zamanaşımının, son suçun işlendiği 18/01/2010 tarihinden itibaren inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE,
2-Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde,
06/12/2009 tarihli suçun gece saat 21.00 sıralarında işlendiğinin anlaşılması karşısında, hırsızlık suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeyerek eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından; konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükümde ise daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olan ve fiili işlediği tarihte 18 yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesi gereğince, aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğu gözetilmemiş ise de, suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan TCK’nın 116/2-4, 119/1-c, 43, 31/2 ve 62. maddelerinin uygulanması sonucu bulunacak sonuç cezanın 1 yıl hapis cezasının üzerinde kalacağı ve TCK’nın 50/3. maddesinin uygulanması şartlarının oluşmayacağı anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde TCK’nın 116/4. maddesinin uygulanmaması suretiyle gerçekte alması gereken ceza miktarlarından daha az bir ceza almasına yol açan mahkeme uygulamasının lehine olması nedeniyle, bu yanılgılı uygulamada yapılan hatadan ötürü ikinci kez atıfet sağlayacak şekilde bozma yapılmasının adalet ve hakkaniyete uygun olmayacağı anlaşıldığından, anılan hususlar bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 01/12/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.