Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/12679 E. 2021/13006 K. 28.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12679
KARAR NO : 2021/13006
KARAR TARİHİ : 28.06.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLÜ : …
SUÇ : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Hükümlü hakkında … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/05/2001 tarihli ve 2000/113 E. sayılı kararı ile TCK’nın 492/1-son, 522, 81. maddeleri uyarınca 6 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile mahkûmiyete hükmedildiği ve bu kararın hükümlü tarafından temyiz edildiği, … 6. Ceza Dairesinin 17/11/2003 tarihli, 2002/1886 esas sayılı ilamıyla onanmasına karar verilerek kesinleştirildiği, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın değerlendirilmesi için yapılan talep üzerine ilk derece mahkemesinde lehe yasanın değerlendirilerek 08/03/2006 tarihli, 2005/306 esas, 2006/126 karar sayılı kararıyla, ‘’hükümlü … hakkında mala zarar verme suçunun 5271 sayılı Yasanın 253. maddesi uyarınca uzlaşmaya tabi suçlardan olduğu düşünülmeden ve uzlaşma prosedürü işletilmeden, ayrıca sanıkların hazırlık soruşturması sırasında yakalandıklarında çaldıkları kumaşların bir bölümünü sakladıkları yeri gösterip kısmi iadeyi sağladıkları halde 5237 sayılı Yasanın 168/son maddesi de gözetilmeden ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık, mala zarar verme, iş yeri dokunulmazlığını bozma suçlarını oluşturan eylemler nedeniyle uygulama yapılıp, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenip uygulama yapılması gerektiği ‘’ belirtilerek kararın bozulduğu, ilk derece mahkemesinde hükümlü hakkında tekrar yargılama yapılarak, iş yeri dokunulmazlığını bozma ve hırsızlık suçlarından 5237 sayılı TCK hükümlerinin lehe olduğu kabul edilerek mahkûmiyete hükmedildiği nazara alındığında, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un “Lehe hükümlerin uygulanmasında usul” kenar başlıklı 9. maddesinin 4. fıkrasında yer alan; “Kesin hükümle sonuçlanmış olan davalarda, sonradan yürürlüğe giren bir kanunla ilgili olarak lehe hükmün belirlenmesi ve uygulanması amacıyla yapılan yargılama bakımından dava zamanaşımına ilişkin hükümler uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında; hükümlü hakkındaki kesinleşmiş hükümle sonuçlanmış olan davanın zamanaşımı sebebiyle ortadan kaldırılmasına karar verilemeyeceği gözetildiğinde tebliğnamedeki bu düşünceye katılınmamıştır.
TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin … Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren, 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 28/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.