Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/12783 E. 2021/13163 K. 29.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12783
KARAR NO : 2021/13163
KARAR TARİHİ : 29.06.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma, mühür bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan kurulan hükme yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
I-Sanık hakkında mühür bozma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
14.04.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Yasanın 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3000 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükmünün temyizi mümkün olmadığından sanığın temyiz isteğinin 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
II-Sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
02/07/2012 tarihinde kabul edilerek, 28344 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve 05/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun’un 82. maddesiyle 5237 sayılı TCK’nın 142/1-f maddesinin yürürlükten kaldırıldığı, aynı Kanun’un 83. maddesiyle 5237 sayılı TCK’nın 163/3. maddesinin (karşılıksız yararlanma suçunun) yürürlüğe konulduğu, 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca, sanığın lehine olan kanun hükmünün belirlenmesi için bir değerlendirme yapılması ve ek savunma hakkı tanındıktan sonra sanığın lehine olan 5237 sayılı TCK’nın 163/3 maddesiyle hüküm kurulması gerekmekte ise de, dosya kapsamına göre verilecek kararın niteliği itibariyle sonuca etkili görülmediğinden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
02/02/2010 tarihinde sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 09/03/2010 tarihinde kesinleştiği, denetim süresi içinde 18/08/2014 tarihinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle sanığın yargılanarak mahkumiyetine karar verildiği ve mahkumiyet kararının kesinleştiği ve 6352 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonra işlenen suçlardan dolayı TCK’nın 168. maddesinin aynı Kanun ile eklenen 5. fıkrasında, zararın soruşturma tamamlanmadan giderilmesi halinde kamu davası açılmayacağı öngörülmüş ise de, 6352 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 05/07/2012 tarihinden önce işlenen suçlar yönünden anılan Kanun’un geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca kovuşturma sırasında ya da hüküm verildikten sonra zararın tamamen tazmin edilmesi halinde etkin pişmanlık nedeniyle CMK’nın 223/4-a maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği ve suç tarihinin 22/10/2008 olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Katılan kurumun zararını tazmin etmiş olan sanık hakkında, 6352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden sanığa mahkumiyet kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 6352 sayılı Kanun’un geçici 2/2. maddesi uyarınca sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nın 223/4-a maddesine göre CEZA VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 29/06/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.