YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13146
KARAR NO : 2022/4298
KARAR TARİHİ : 10.03.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, iş yeri dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında müştekilere yönelik eylemi nedeniyle mala zarar verme suçundan da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği halde, sanığın kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle hüküm açıklanırken bu suçtan dolayı karar verilmediği belirlenmiş olmakla, zamanaşımı süresi içerisinde mala zarar verme suçundan karar verilmesi mümkün görülmüş, gerekçeli karar başlığında suç tarihi olan 30.11.2011 yanında 28.11.2011 tarihinin gösterilmemesi mahallinde eklenmesi mümkün eksiklik olarak kabul edilmiş, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
1) Müşteki …’na yönelik eylemleri nedeniyle kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
2) Müşteki …’a yönelik eylemleri nedeniyle kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
CMK’nın 231. maddesinin 11. fıkrasında, “denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde, mahkemenin hükmü açıklayacağı, ancak mahkemenin, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabileceği” hükmünün yer aldığı; buna göre; somut olayda sanığın denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle hükmün açıklandığı ve bu durumda hükmün değiştirilmeden aynen açıklanması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında ilk hükümde uygulanmayan ve dosya içeriğine de uygun olmayan 5237 sayılı Kanun’un 143/1 ve 116/4 maddeleri uygulanarak fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 10.03.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.