YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13756
KARAR NO : 2021/20813
KARAR TARİHİ : 07.12.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Gerekçeli kararda suç tarihinin 30.08.2013 yerine, 31.08.2013 yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiş, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
1) Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik sanık müdafinin temyiz isteminin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle yargılanan sanığa, 5271 sayılı CMK’nın 150/2-3. maddeleri uyarınca zorunlu müdafii atanmasına gerek olmadığı, sanığın da yakalandığı yer İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesinde 22.02.2014 tarihli sorgusunda müdafii istemediğini beyan ettiği, Dairemizin 10.06.2020 tarihli gönderme kararı sonrasında sanık ile Av. … arasında vekalet ilişkisinin tespit edilemediği, Dairemizin gönderme ilamı sonrasında gerekçeli kararın sanığa usulüne uygun tebliğ edildiği; ancak sanığın kararı temyiz etmediği anlaşılmakla, Av. …’nun sanık hakkında verilen hükmü temyize hak ve yetkisi bulunmadığından, sanık müdafinin temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE,
2) Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik sanık ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
3) Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanık hakkında Pendik 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.12.2009 tarihli 2010/21 E, 2010/726 K. sayılı 14.09.2010 tarihinde kesinleşen hırsızlık suçundan hükmedilen 2 ay hapis cezasına ilişkin ilamının tekerrüre esas alınmasına ve 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verildiği anlaşılmış ise de, 5275 sayılı Kanun’un 108/2-3 maddeleri gereğince daha ağır cezayı içeren İstanbul Anadolu 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.04.2010 tarihli 2010/574 E 2013/21 K sayılı 28.03.2013 tarihinde kesinleşen hırsızlık suçundan hükmedilen erteli 1 yıl hapis cezasına mahkumiyet hükmünün tekerrüre esas alınması gerektiğinin, erteli bu ilamın infazı için ihbarda bulunulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılık yeniden yargılanmayı gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322.maddesi uyarınca sanık hakkında tekerrür hükmünün uygulanmasıyla ilgili olan kısmın hüküm fıkrasından çıkartılarak, yerine “İstanbul Anadolu 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.04.2010 tarihli 2010/574 E, 2013/21 K. sayılı 28.03.2013 tarihinde kesinleşen hırsızlık suçundan hükmedilen erteli 1 yıl hapis cezasının tekerrüre esas alınmasına, erteli bu ilamın infazı için ihbarda bulunulmasına” karar verilmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün istem gibi DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
4) Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik sanık müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Sanığın hüküm tarihinde farklı yargı çevresi içerisinde bulunan …,Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka bir suçtan tutuklu olduğunun UYAP kayıtlarından anlaşılması karşısında; duruşmadan bağışık tutulmak istediğine dair bir talebi olmadan hükmün açıklandığı 15.04.2015 tarihli duruşmada hazır edilmeyerek hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle, CMK’nın 196. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 07/12/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.