Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/14711 E. 2021/15045 K. 27.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14711
KARAR NO : 2021/15045
KARAR TARİHİ : 27.09.2021

Elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçundan sanık …’nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-f ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının anılan Kanun’un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ve 2 yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına dair Bulanık Asliye Ceza Mahkemesinin 24/10/2011 tarihli ve 2011/329 esas, 2011/570 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın talebinin kabulü ile ertelenen hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesi gereğince ortadan kaldırılarak davanın düşürülmesine ilişkin Bulanık Asliye Ceza Mahkemesinin 27/08/2018 tarihli ve 2011/329 esas, 2011/570 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 01/04/2021gün ve 94660652-105-04-2630-2021-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21/04/2021 gün ve 2021/46836 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
1-Bulanık Asliye Ceza Mahkemesinin 24/10/2011 tarihli kararından sonra 05/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca mahkemesince uyarlama yapılması gerekeceği, karşılıksız yararlanma olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 163/3. maddesi kapsamına alınan suçun, 6352 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden önce işlenmiş olması karşısında, sanığın bahse konu suç nedeniyle meydana gelen zararı tazmin edip etmediğinin tespit edilmesini müteakip, zararın giderildiğinin belirlenmesi halinde ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde,
2-5237 sayılı Kanun’un 51/8. maddesinde yer alan, “Denetim süresi yükümlülüklere uygun veya iyi hâlli olarak geçirildiği takdirde, ceza infaz edilmiş sayılır.” şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın denetim süresini yükümlülüklere uygun veya iyi hâlli olarak geçirdiği, sanık hakkında mahkûm olduğu cezanın infaz edilmiş sayılacağı ve Cumhuriyet savcılığınca sadece yerine getirme fişi tanzim edilmesi gerektiği gözetilmeden, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği düşünülerek 5271 sayılı Kanun’un 231/10. maddesi gereğince verilen hükmün ortadan kaldırılmasına ve kamu davasının düşürülmesine karar verilmesinde, isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Bulanık Asliye Ceza Mahkemesinin 24/10/2011 tarihli ve 2011/329 Esas – 2011/570 Karar sayılı ilamıyla elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası(erteli) alan ve bu cezası temyiz edilmeden kesinleşen hükümlü … hakkında her ne kadar Bulanık Asliye Ceza Mahkemesince, 27/08/2018 tarihli ek karar ile -daha evvel hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş gibi bir değerlendirme yapılarak- “Sanık hakkında mahkememizce 24/10/2011 tarihli ve 2011/329 Esas – 2011/570 Karar sayılı karar ile Elektrik Enerjisi Hakkında Hırsızlık suçundan erteleme kararı verildiği ve sanığın deneme süresi içerisinde kasıtlı başka bir suç işlemediği, bu sebeple hakkında verilen erteleme kararının infaz edildiği anlaşıldığından CMK’nın 223/8. maddesi gereğince açılan kamu davasının düşürülmesine” karar verilmiş ise de; 5237 sayılı TCK’nın 51/8. maddesinde yer alan, “Denetim süresi yükümlülüklere uygun veya iyi hâlli olarak geçirildiği takdirde, ceza infaz edilmiş sayılır.” şeklindeki düzenlemeye göre denetim süresini yükümlülüklere uygun veya iyi hâlli olarak geçirdiği anlaşılan ve buna göre mahkum olduğu cezası infaz edilmiş sayılacak olan hükümlü hakkında Cumhuriyet savcılığınca sadece yerine getirme fişi tanzim edilmesi gerektiği gözetilmediği gibi esasen 6352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca uyarlama yapılması gerekeceğinden, karşılıksız yararlanma olarak 5237 sayılı Yasa’nın 163/3. maddesi kapsamına alınan suçun, 6352 sayılı Yasa’nın yürürlüğe girmesinden önce işlenmiş olması nedeniyle zararı tazmin etmesi halinde hükümlü hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekeceği gözetilerek, mahkemece duruşma açılıp öncelikle hükümlünün kurum zararını giderip gidermediği katılan kurumdan sorularak, gidermediğinin belirlenmesi halinde normal tarifeye göre vergili ve cezasız olarak bilirkişiye hesaplattırılacak kurum zararını gidermesi halinde, 6352 sayılı Kanun’un geçici 2/2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine dair hükümlüye bildirimde bulunulması, ödeme için makul bir süre verildikten sonra ödemesi halinde ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, ödememesi halinde ise hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun’un 82. maddesi ile elektrik hırsızlığını düzenleyen 5237 sayılı Kanun’un 142/1-f bendinin yürürlükten kaldırıldığı, aynı Kanun’un 83. maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 163. maddesine eklenen 3. fıkra ile elektrik hırsızlığı suçunun karşılıksız yararlanma suçu olarak düzenlendiği, dolayısıyla 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme karşısında, önceki ve sonraki temel ceza kanunlarının ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi için uyarlama yargılaması yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde düşme kararı verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde
görüldüğünden, (BULANIK) Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen, 27.08.2018 tarihli ve 2011/329 E., 2011/570 K. sayılı ek kararın, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (b) bendinin verdiği yetkiyle; sonraki işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine, 27/09/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.