Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/14724 E. 2021/15453 K. 29.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14724
KARAR NO : 2021/15453
KARAR TARİHİ : 29.09.2021

Elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçundan sanık …’ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 492/2, 522 ve 59/2. maddeleri gereğince 1.800,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 6. maddesi uyarınca ertelenmesine dair Van 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/04/2007 tarihli ve 2004/1036 esas, 2007/124 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, erteleme süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlememesi nedeniyle sanık hakkındaki mahkumiyetin esasen vaki olmamış sayılmasına dair Van 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/02/2018 tarihli ve 2018/243 esas, 2018/84 sayılı ek kararını takiben, sanığın kurumun zararını karşılamış olması nedeniyle 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara ilişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun’un geçici 2/2. maddesi gereğince sanık hakkındaki mahkumiyet hükmünün tüm sonuçları ile ortadan kaldırılmasına ilişkin Van 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/10/2018 tarihli ve 2004/1036 esas, 2007/124 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 07/04/2021 gün ve 94660652-105-65-5054-2021-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17/05/2021 gün ve 2021/49749 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, her ne kadar mahkemesince uyarlama yapılmak suretiyle “sanığın kurum zararını karşıladığı ve atılı suçun da 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 163. maddesinde düzenlenen karşılıksız yararlanma suçuna dönüştüğü” şeklindeki gerekçe ile sanık hakkındaki cezanın tüm sonuçları ile ortadan kaldırılmasına karar verilmiş ise de;
Van 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/04/2007 tarihli kararını müteakip, 6352 sayılı Kanun’un 05/07/2012 tarihli ve 28344 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, yine 6352 sayılı Kanun’un 82. maddesi ile 765 sayılı Kanun’un 492/2. maddesine karşılık gelen elektrik hırsızlığını düzenleyen 5237 sayılı Kanun’un 142/1-f. bendinin yürürlükten kaldırıldığı, aynı Kanun’un 83. maddesi ile 5237 sayılı Kanunun 163 üncü maddesine eklenen 3. fıkra ile elektrik hırsızlığı suçunun karşılıksız yararlanma suçu olarak düzenlendiği, dolayısıyla 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme karşısında, önceki ve sonraki temel ceza kanunlarının ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe kanunun belirlenmesi gerektiği gözetilerek uyarlama yargılaması yapılmak suretiyle,
6352 sayılı Kanun’un geçici 2/2. maddesinde “Abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisi…hakkında hırsızlık suçundan dolayı kovuşturma yapılan veya kesinleşmiş olup olmadığına bakılmaksızın hakkında hüküm verilen kişinin, bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde, zararı tamamen tazmin etmesi hâlinde, hakkında cezaya hükmolunmaz, verilen ceza tüm sonuçlarıyla ortadan kalkar.” şeklinde yer alan düzenleme nazara alınarak, benzer bir uyuşmazlıkta Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 20/01/2015 tarihli ve 2014/33699 esas, 2015/205 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere sanığa bilirkişi tarafından normal tarifeye göre hesaplanacak olan cezasız kaçak kullanım bedelini ödeyerek şikâyetçi kurumun zararını gidermesi halinde 6352 sayılı Kanun’un geçici 2/2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine dair bildirimde bulunularak sonucuna göre hukukî durumunun belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
6352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca uyarlama yapılması gerekeceğinden, karşılıksız yararlanma olarak 5237 sayılı Yasa’nın 163/3. maddesi kapsamına alınan suçun, 6352 sayılı Yasa’nın yürürlüğe girmesinden önce işlenmiş olması nedeniyle zararı tazmin etmesi halinde hükümlü hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekeceği gözetilerek, ( Van 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/04/2007 tarihli kararında hükümlünün dava açıldıktan sonra borcunu ödediğinin kabul edildiği, yapılan incelemede müşteki kurumun 20/09/2004 tarihli müzekkere cevabında borcun ödenmediğini belirttiği, hükümlünün sonradan yakalanması sebebiyle alınan savunmasında 2005 yılında borcunu ödediğini söylediği ancak bu durumun müşteki kuruma sorulmadığı ve zararın ödendiğine ilişkin bir belgenin de dosya arasında olmadığı anlaşılmakla) mahkemece duruşma açılıp, öncelikle hükümlünün kurum zararını giderip gidermediği müşteki kurumdan sorularak, gidermediğinin belirlenmesi halinde normal tarifeye göre vergili ve cezalar hariç olarak bilirkişiye hesaplattırılacak kurum zararını gidermesi halinde, 6352 sayılı Yasa’nın geçici 2/2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine dair hükümlüye bildirimde bulunulması, ödeme için makul bir süre verildikten sonra ödemesi halinde ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, ödememesi halinde ise hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun’un 82. maddesi ile elektrik hırsızlığını düzenleyen 5237 sayılı Kanun’un 142/1-f bendinin yürürlükten kaldırıldığı, aynı Kanun’un 83. maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 163. maddesine eklenen 3. fıkra ile elektrik hırsızlığı suçunun karşılıksız yararlanma suçu olarak düzenlendiği, dolayısıyla 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme karşısında, önceki ve sonraki temel ceza kanunlarının ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi için uyarlama yargılaması yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (VAN) 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen, 18.10.2018 gün, 2004/1036 esas ve 2007/124 karar sayılı kararın, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca aleyhe sonuç doğurmamak üzere BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 29/09/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.