YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14736
KARAR NO : 2021/15820
KARAR TARİHİ : 04.10.2021
Karşılıksız yararlanma suçundan sanık …’nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 163/2, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 3.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Polatlı Sulh Ceza Mahkemesinin 24/01/2013 tarihli ve 2012/303 esas, 2013/18 sayılı kararının 12/03/2013 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle hakkında verilen hükmün açıklanmasına, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 163/2, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 3.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Polatlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/11/2020 tarihli ve 2020/253 esas, 2020/409 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 23/03/2021 gün ve 858/2021 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21/04/2021 gün ve 2021/45957 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
1- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 225. maddesinde yer alan, “(1)Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir. (2) Mahkeme, fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir.” şeklindeki düzenleme ile aynı Kanun’un 226/1. maddesindeki “Sanık, suçun hukukî niteliğinin değişmesinden önce haber verilip de savunmasını yapabilecek bir hâlde bulundurulmadıkça, iddianamede kanunî unsurları gösterilen suçun değindiği kanun hükmünden başkasıyla mahkûm edilemez.” biçimindeki hüküm karşısında, iddianamede anlatılan olaya ilişkin kanun maddesi değiştiğinde sanığa ek savunma hakkı verilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinde,
2-Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 13/02/2017 tarihli ve 2017/349 esas, 2017/1531 karar sayılı ilâmında “…Sanığın, konutunda kullanmak üzere aldığı DİGİTÜRK bireysel abonelik kartını başkanı olduğu dernekte kullanarak, sözleşme hükümlerine aykırı olarak kullanıma sunmaktan ibaret eyleminin hukuki nitelikte bulunduğu gözetilmeden, atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi nedeniyle, kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden…” şeklinde belirtildiği üzere, somut olayda sanığın konutunda kullanmak üzere bireysel D-Smart aboneliğinin bulunduğu, 29/07/2010 tarihinde 21:00’da başlayan maçın umuma açık alanda müşterilere izletildiği anlaşılmakla, uyuşmazlığın aboneliğin sözleşme hükümlerine aykırı olarak kullanıma sunmaktan ibaret olduğu, bu sebeple sanığa yüklenen karşılıksız yararlanma suçunun kanuni unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yüklenen suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde, isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, sanık …’nun katılan Demirören TV Platform İşletmeciliği A.Ş. ile yaptığı sözleşmeye aykırı olarak konutunda kullanmak üzere abonelik sözleşmesi ile teslim aldığı D-Smart kartını olay günü Erdi Çay Salonu isimli kafeye getirip bu kartı taktığı cihaz ile şifreli maç yayınlarını gösterime sunduğunun anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin hukuki nitelikte bulunduğu gözetilmeden, atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi nedeniyle, 2 no’lu kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (POLATLI) 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen, 17.11.2020 tarihli ve 2020/253 E. – 2020/409 K. sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, sanığın atılı suçtan BERAATİNE, hükmolunan cezanın ÇEKTİRİLMEMESİNE, verilen kararın niteliğine göre 1 no’lu kanun yararına bozma istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 04/10/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.