Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/14764 E. 2021/16714 K. 13.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14764
KARAR NO : 2021/16714
KARAR TARİHİ : 13.10.2021

Hırsızlık suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b ve 35. maddeleri uyarınca 1 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair İzmir 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/01/2010 tarihli ve 2009/981 esas, 2010/22 sayılı kararının, Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 21/11/2013 tarihli ve 2013/32429 esas, 2013/27362 karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmesini müteakip, sanığın dava zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi yönündeki talebinin reddine ilişkin İzmir 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/10/2020 tarihli ve 2009/981 esas, 2010/22 sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine ilişkin mercii İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 04/01/2021 tarihli ve 2020/1130 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 23/03/2021 gün ve 94660652-105-35-760-2021-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15/04/2021 gün ve 2021/42193 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 25/05/2016 tarihli ve 2015/7614 esas, 2016/3409 karar sayılı ilamında yer alan, ” … Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 22.01.2011 gün 2011/4-2003 Esas, 2011/238 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; hüküm kesinleşmekle dava zamanaşımı süresi sonlanıp ceza zamanaşımı süresinin işlemeye başlayacağı, kesin hükme karşı lehe olarak olağanüstü kanun yolu olan itiraz yoluna başvurulup itiraz kabul edilip yeniden yargılamanın başlaması halinde dava zamanaşımı süresinin tekrar işlemeye başlayacağı, bu ilke doğrultusunda somut olayda dava zamanaşımı gerçekleşmemiş olduğundan, sanık müdafiinin bu yöndeki temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.” şeklindeki açıklamalar nazara alındığında,
Dosya kapsamına göre, sanık hakkındaki İzmir 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/01/2010 tarihli kararının Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 21/11/2013 tarihli kararı ile onanması suretiyle anılan tarihte kesinleşmesini takiben, sanığın dava zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi yönündeki talebinin reddine ilişkin İzmir 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/10/2020 tarihli ek kararına karşı yapılan itiraz üzerine, mercii tarafından suç tarihinin 28/09/2005; kararın kesinleşme tarihinin ise 21/11/2013 olduğundan bahisle anılan tarihler arasında 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık olağan zamanaşımı süresi dolduğu cihetle itirazın kabulü ile kamu davasının düşürülmesine karar verilmiş ise de,
Somut olayda suç tarihinin 28/09/2005 olduğu, sanık hakkında İzmir 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/07/2006 tarihli ve 2005/750 esas, 2006/479 sayılı mahkumiyet kararı ile birlikte 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin kesildiği, anılan karar tarihinden itibaren anılan sürenin yeniden işlemeye başladığı, ancak 04/07/2006 tarihli kararın Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 10/09/2009 tarihli ve 2009/10333 esas, 2009/11475 karar sayılı ilamı ile bozulmasını takiben yeniden yapılan yargılama sonucunda İzmir 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/01/2010 tarihli mahkumiyet kararı verildiği ve bu suretle 8 yıllık olağan zamanaşımı süresi dolmadığı gibi, suç tarihi (28/09/2005) ile kararın kesinleştiği (21/11/2013) tarih arasında 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin de dolmadığı, kaldı ki mercii tarafından yapılan zamanaşımı hesabı doğru olsa bile 19/01/2010 tarihli mahkumiyet kararının Yargıtay tarafından onanması suretiyle kesinleşmesi karşısında, ancak 5271 sayılı Kanun’un 308. maddesi uyarınca anılan Yargıtay onama ilamına karşı itiraz yoluna gidilmesi yönünde ihbarda bulunulabileceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, sanık hakkındaki İzmir 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/01/2010 tarih, 2009/981 esas ve 2010/22 karar sayılı kararının Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 21/11/2013 tarih, 2013/32429 esas ve 2013/27362 karar sayılı ilamı ile onanması suretiyle anılan tarihte kesinleşmesini takiben, sanığın dava zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi yönündeki talebinin reddine ilişkin İzmir 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/10/2020 tarihli ek kararına karşı yapılan itiraz üzerine, mercii tarafından suç tarihinin 28/09/2005, kararın kesinleşme tarihinin ise 21/11/2013 olduğundan bahisle anılan tarihler arasında 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık olağan zamanaşımı süresi dolduğu cihetle itirazın kabulü ile kamu davasının düşürülmesine karar verilmiş ise de,
Sanığın suç tarihi olan 28/09/2005’te gündüz vakti müştekinin kilitli olarak park halinde bulunan aracının camını kırarak hırsızlık yaptığı olayda; sanık hakkında İzmir 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/07/2006 tarihli ve 2005/750 esas, 2006/479 sayılı mahkumiyet kararı ile birlikte 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin kesildiği, anılan karar tarihinden itibaren anılan sürenin yeniden işlemeye başladığı, ancak 04/07/2006 tarihli kararın Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 10/09/2009 tarihli ve 2009/10333 esas, 2009/11475 karar sayılı ilamı ile bozulmasını takiben yeniden yapılan yargılama sonucunda İzmir 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/01/2010 tarih 2009/981 esas ve 2010/22 sayılı mahkumiyet kararı verildiği ve bu suretle 8 yıllık olağan zamanaşımı süresi dolmadığı gibi, suç tarihi olan 28/09/2005 ile kararın Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 21/11/2013 tarih, 2013/32429 esas ve 2013/27362 karar sayılı ilamı ile onanması suretiyle kesinleştiği 21/11/2013 tarihi arasında 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin de dolmadığı, kaldı ki mercii tarafından yapılan zamanaşımı hesabı doğru olsa bile 19/01/2010 tarihli mahkumiyet kararının Yargıtay tarafından onanması suretiyle kesinleşmesi karşısında, ancak 5271 sayılı Kanun’un 308. maddesi uyarınca anılan Yargıtay onama ilamına karşı itiraz yoluna gidilmesi yönünde ihbarda bulunulabileceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi nedeniyle, (İZMİR) 9. Ağır Ceza Mahkemesinden kesin olarak verilen 04/01/2021 tarihli ve 2020/1130 Değişik İş sayılı 5271 sayılı kararının aleyhe sonuç doğurmamak üzere CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (a) bendi uyarınca sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 13/10/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.