YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15396
KARAR NO : 2021/17937
KARAR TARİHİ : 27.10.2021
Mala zarar verme suçundan suça sürüklenen çocuk …’nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 1.320,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Gaziosmanpaşa 2. Çocuk Mahkemesinin 12/11/2020 tarihli ve 2020/132 esas, 2020/300sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 08/04/2021 gün ve 3879-2021 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09/06/2021 gün ve 2021/54896 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre;
Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 25/02/2020 tarihli iddianamede, suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 142/2-h, 116/1, 119/1-c ve 31/3. maddeleri gereğince cezalandırılmasının talep edildiği, anılan iddianamede sanığın mala zarar verme suçunu işlediğine dair bir anlatıma yer verilmediği gibi, suç olarak da 5237 sayılı Kanun’un 151. maddesinde yer alan mala zarar verme suçunun ve söz konusu sevk maddesinin de yer almadığı, ancak Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 225/1. maddesindeki “Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir.” şeklindeki düzenlemeye de aykırı davranılmak suretiyle, usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı halde, iddianamede belirtilen sevk maddelerinin dışına çıkılarak suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine karar verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesindeisabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1-Dosya kapsamına göre, suç tarihinde 15-18 yaş grubu arasında bulunan suça sürüklenen çocuğa mahkemece barodan av. …’ün atandığı, 13/03/2020 tarihli celsede bu zorunlu müdafi ile birlikte suça sürüklenen çocuğun müdafisi olduğunu söyleyen av. …’ın da duruşmaya geldiği, bu celse suça sürüklenen çocuğun savunmasının da alındığı, zorunlu müdafinin talebi de üzerine mahkemenin ara kararıyla suça sürüklenen çocuğun kendi müdafisi bulunduğundan barodan atanan müdafi av. …’ün görevinin sona ermesine karar verildiği, sonraki celse olan 12/11/2020 tarihinde yoklukta karar verildiği ve kararın görevi sona eren müdafi av. …’e tebliğ edilmesi nedeniyle hükmün usulüne uygun kesinleşmediği, zira yoklukta verilen kararın suça sürüklenen çocuk ile duruşmada yüz yüze gelip, müdafi olduğunu söyleyen ve suça sürüklenen çocuğun da bu duruma bir itirazının olmaması nedeniyle av. …’a tebliğ edilmesinin gerekmesi,
2-Müştekinin sadece soruşturma aşamasında dinlendiği, yargılama aşamasında çıkarılan tebligatın bila olmasına rağmen bir daha tebligat yapılmadan yokluğunda yargılamanın bitirildiği ve kararın müştekiye de tebliğ edilmediğinin anlaşılması karşısında; bu nedenden dolayı da hükmün usulüne uygun kesinleşmediği, kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından, Gaziosmanpaşa 2. Çocuk Mahkemesinin 12.11.2020 tarihli kararının suça sürüklenen çocuk müdafi av. …’a ve müştekiye tebliğ edilip usulüne uygun olarak kesinleştirildikten sonra yeniden kanun yararına bozma isteminde bulunulması mümkün olup, (GAZİOSMANPAŞA) 2. Çocuk Mahkemesinin henüz kesinleşmeyen 12.11.2020 tarihli ve 2020/132 E., 2020/300 K. sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 27/10/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.