YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15472
KARAR NO : 2021/19045
KARAR TARİHİ : 10.11.2021
Mala zarar verme suçundan sanık …’nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 2.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Akçakale Asliye Ceza Mahkemesinin 16/09/2008 tarihli ve 2007/221 esas, 2008/268 sayılı kararının 24/11/2008 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 10/06/2010 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, hükmün açıklanması ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 151/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 2.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Akçakale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/07/2018 tarihli ve 2018/487 esas, 2018/919 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 21/04/2021 gün ve 3798/2021 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23/06/2021 gün ve 202171454 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Sanık hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal etme suçları yönünden Akçakale 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilmiş olan 18/07/2018 tarihli ve 2018/487 esas, 2018/919 sayılı kararın, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 11/02/2019 tarihli ve 2018/3685 esas, 2019/355 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi sonucu kesinleşmiş bulunması karşısında, istinaf incelemesine konu suçlar bakımından zamanaşımı süresinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308/A maddesi kapsamında anılan Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından değerlendirilmesi gerektiği düşünülerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre, suç tarihi itibariyle 5237 sayılı Kanun’un 151. maddesi kapsamında işlenen mala zarar verme suçunun 8 yıllık olağan zaman aşımı süresine tabi olduğu, sanığın müsnet suçu 25/05/2007 tarihinde işlediği, 10/10/2007 tarihinde talimat mahkemesince ilk savunmasının alındığı, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın ise 24/11/2008 tarihinde kesinleştiği, sanığın 10/06/2010 tarihinde yeniden suç işlediği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 24/11/2008 tarihi ile denetim süresi içerisinde yeniden suç işlediği 10/06/2010 tarihi arasında dava zamanaşımı süresinin 5271 sayılı Kanun’un 231/8-son cümlesi gereğince duracağı, sanığın sorgusunun yapıldığı tarih ile hükmün açıklandığı tarih arasında zamanaşımını kesen başkaca bir sebep bulunmadığı ve sanığın sorgusunun yapıldığı 10/10/2007 tarihinden itibaren, hükmün açıklandığı 18/07/2018 tarihine kadar geçen sürede 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilmeden, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanık …’nın yokluğunda verilen 16/09/2008 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının sanığa tebliği için çıkarılan tebligatın askerde olması nedeniyle iade edildiği, mahkemece askerlik adresi tespit edilip bu adrese usulüne uygun tebligat yapılmazsızın iade edilen tebligat esas alınarak kesinleşme işleminin yapıldığı ancak anılan kararın usulüne uygun kesinleşmediği ve denetim süresinin de işlemeye başlamadığı, denetim süresinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle Akçakale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/07/2018 tarihli mala zarar verme suçundan açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına karar verilmiş ise de; bu kararın da yok hükmünde olduğu anlaşıldığından, kanun yararına bozmaya konu yapılamayacak olması nedeniyle (AKÇAKALE) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.07.2018 tarihli ve 2018/487 esas ve 2018/919 karar sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 10/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.