Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/15479 E. 2021/19049 K. 10.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15479
KARAR NO : 2021/19049
KARAR TARİHİ : 10.11.2021

Haksız yere sahipli hayvanı öldürme, işe yaramayacak hale getirme, değerini düşürme ve hayvanı tehlike yaratabilecek şekilde serbest bırakma suçlarından şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Perşembe Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 28/12/2020 tarihli ve 2020/1110 soruşturma, 2020/672 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii ORDU 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 02/02/2021 tarihli ve 2021/72 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 03/05/2021 gün ve 94660652-105-52-5111-2021-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23/06/2021 gün ve 2021/71113 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, müştekinin yan komşusunun tasma takmaksızın serbest dolaşmasına müsaade ettiği kangal cinsi köpeklerinin, Amerikan Pekines cinsi köpeğine saldırarak öldürülmesi olayına ilişkin şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturma sonunda, Perşembe Cumhuriyet Başsavcılığınca mala zarar verme suçunun ancak kasten işlenebileceği, kişinin kendisine ait hayvanı başkalarının hayatı veya sağlığı açısından tehlike arz edebilecek şekilde serbest bırakması halinde ise 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 177. maddesinde belirtilen suçun oluşacağı, bu suçun oluşabilmesi için hayvanın serbest bırakılması sonucunda gerçekleşen eylemin insanlar üzerinde zarar oluşturabilecek bir hareket olması gerektiği, somut olayda şüpheliye ait köpeğin müştekiye ait köpeğe saldırarak öldürmesi şeklinde gerçekleşen olayda şüphelinin kasten hareket ettiğine dair delil bulunmadığı, eylemin hukuki ihtilaf olarak değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de,
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 22/03/2018 tarihli ve 2017/15049 esas, 2018/3152 karar sayılı ilâmında yer alan “….pitbull cinsi köpeği başkalarının hayvanlarına zarar vereceğini öngörmesine rağmen bu neticeyi kabul ederek serbest bıraktığı köpeğin yan bahçede bulunan katılana ait terrier cinsi köpeği boğarak öldürmüş olması nedeniyle tehlikenin gerçekleştiği ve eylemin hayvanı başkalarının hayatı ve sağlığı bakımından tehlike yaratacak şekilde serbest bırakma ve mala zarar verme suçlarını oluşturacağı, buna karşın 5237 sayılı TCK.nun fikri içtima hükümlerini düzenleyen 44. maddesi uyarınca “bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişinin, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılması gerektiği” olayda suça sürüklenen çocuğun münhasıran daha ağır müeyyideye bağlanan mala zarar eylemi nedeni ile cezalandırılması gerektiği ….” şeklindeki açıklama nazara alındığında, şüphelinin kangal cinsi tehlike arz eden köpeklerinin tasmasını çıkartmak suretiyle başı boş bırakması neticesinde katılanın köpeğinin öldürülmesi ile sonuçlanan eylemin, hayvanı tehlike yaratabilecek şekilde serbest bırakma ve mala zarar verme suçlarını oluşturacağı, ancak 5237 sayılı Kanun’un fikri içtima hükümlerini düzenleyen 44. maddesi uyarınca şüphelinin eyleminin mala zarar verme suçu kapsamında değerlendirilebileceği cihetle, mevcut delillerin mala zarar verme suçundan kamu davasının açılmasını gerektirir nitelikte bulunduğu, bu delillere ve suçun unsurlarına yönelik takdir ve değerlendirmenin ise mahkemesince yapılması gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, bir suçun işlendiği ihbarını alan Cumhuriyet savcısı, delil toplayıp maddi gerçeği araştırmaya başlayarak, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe bulunması halinde, aynı Kanun’un 170/2. maddesi uyarınca iddianame düzenleyip kamu davasını açmakla, yeterli şüphe bulunmaması halinde ise aynı Kanun’un 172. maddesi uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına karar vermekle görevli bulunmaktadır. Cumhuriyet Savcısının kararına itiraz üzerine Sulh Ceza Hakimliğince (soruşturmanın genişletilmesi kararı verilmez ise) dosya kapsamındaki deliller itibarıyla itiraz incelenip kabul veya reddedilecektir.
Dosya kapsamına göre, müştekinin yan komşusunun tasma takmaksızın serbest dolaşmasına müsaade ettiği kangal cinsi köpeklerinin, Amerikan Pekines cinsi köpeğine saldırarak öldürülmesi olayına ilişkin şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturma sonunda, Perşembe Cumhuriyet Başsavcılığınca mala zarar verme suçunun ancak kasten işlenebileceği, kişinin kendisine ait hayvanı başkalarının hayatı veya sağlığı açısından tehlike arz edebilecek şekilde serbest bırakması halinde ise 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 177. maddesinde belirtilen suçun oluşacağı, bu suçun oluşabilmesi için hayvanın serbest bırakılması sonucunda gerçekleşen eylemin insanlar üzerinde zarar oluşturabilecek bir hareket olması gerektiği, somut olayda şüpheliye ait köpeğin müştekiye ait köpeğe saldırarak öldürmesi şeklinde gerçekleşen olayda şüphelinin kasten hareket ettiğine dair delil bulunmadığı, eylemin hukuki ihtilaf olarak değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de;
Şüphelinin kangal cinsi tehlike arz eden köpeklerinin tasmasını çıkartmak suretiyle başı boş bırakması neticesinde müştekinin köpeğinin öldürülmesi ile sonuçlanan eylemin, hayvanı tehlike yaratabilecek şekilde serbest bırakma ve mala zarar verme suçlarını oluşturacağı, ancak 5237 sayılı Kanun’un fikri içtima hükümlerini düzenleyen 44. maddesi uyarınca şüphelinin eyleminin mala zarar verme suçu kapsamında değerlendirilebileceği cihetle, mevcut delillerin mala zarar verme suçundan kamu davasının açılmasını gerektirir nitelikte bulunduğu, bu delillere ve suçun unsurlarına yönelik takdir ve değerlendirmenin ise mahkemesince yapılması gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (ORDU) 1. Sulh Ceza Hakimliğinden kesin olarak verilen 02/02/2021 tarih ve 2021/72 D.İş sayılı kararın 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (a) bendi uyarınca sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 10/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.