YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15673
KARAR NO : 2021/15375
KARAR TARİHİ : 28.09.2021
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında … 47. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2016/628 Esas, 2016/537 Karar sayılı ilamı ile hırsızlık, mala zarar verme ve başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçlarından verilen mahkumiyet kararına ilişkin sanığın 12/12/2016 tarihli temyiz talebi üzerine dosyanın … Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderildiği, … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi tarafından “İş bu dava dosyasında her ne kadar son hüküm 09/12/2016 tarihinde verilmiş ise de, ilk hükmün Mahkemenin 2009/1 Esas, 2009/21 Karar sayılı ve 04/02/2009 tarihli ilamı ile verildiği, bu hükmün veriliş tarihinin Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçtiği tarih olan 20/07/2016 tarihinden önce olduğu, dosyanın temyiz edilmesi üzerine …’a gönderildiği, … 4.Ceza Dairesi’nin 24/06/2014 tarih, 2012/36135 Esas, 2014/22838 Karar sayılı ilamı ile bozularak ilk derece mahkemesine iade olunduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 264. maddesi de gözetilerek istinaf başvuru talebinin temyiz mahiyetinde kabulü ile Yargıtayca değerlendirilip karar verilmek üzere, aynı Kanunun 279/1-b maddesi uyarınca sanığın istinaf başvurusunun reddine” şeklinde karar verilmiş ise de; … 47. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2009/1 Esas, 2009/21 Karar sayılı ve 04/02/2009 tarihli ilamı ile sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan düşme, hırsızlık, mala zarar verme ve başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçlarından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, … 4.Ceza Dairesi’nin 24/06/2014 tarih, 2012/36135 Esas, 2014/22838 Karar sayılı bozma ilamı ile yapılan incelemenin yalnızca konut dokunulmazlığının ihlali suçundan verilen düşme kararı ile sınırlı olduğu, diğer bağımsız suçlar ile ilgili olarak herhangi bir temyiz incelemesi yapılmamış olduğu tespit edilerek yapılan incelemede,
5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 8/1. maddesinin, “Bölge adliye mahkemelerinin, 26.9.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazetede ilân edilerek göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 322 nci maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326 ncı maddeleri uygulanır.(Ek cümle: 1/7/2016-6723/33 md.) Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez.” şeklinde düzenlendiği, sanık hakkında her ne kadar daha önce 04/02/2009 tarihli ve 2009/1 Esas, 2009/21 Karar sayılı karar ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de; 5271 sayılı CMK’nın hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını düzenleyen 231. maddesinin 5. fıkrasının son cümlesinde “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.” hükmü uyarınca, hükmün ancak açıklandıktan sonra hukuki sonuç doğuracağı, somut olayda ise 09/12/2016 tarih, 2016/628 Esas ve 2016/537 Karar sayılı kararın hukuki sonuç doğurduğu ve infaz kabiliyetinin bulunduğu dikkate alındığında hükmün bölge adliye mahkemelerinin göreve başladığı 20/07/2016 tarihinden sonra verilmiş bulunması nedeniyle kanun yolu incelemesinin istinaf olduğu anlaşılmakla, istinaf talebinin merciince incelenmesi için dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE, 28/09/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.