YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16145
KARAR NO : 2021/18083
KARAR TARİHİ : 01.11.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2. maddesinin, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun’un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından, tebligata, Tebligat Kanunu’nun 23/1-8 ve Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkânsızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması, yine sanığın ceza infaz kurumunda bulunması halinde ise sanık hakkında verilen kararın tebliğinin, cezaevi adresinde bizzat kendisine CMK’nın 35/3. maddesinde öngörülen usule uygun olarak tebliğ edilmesi gerekmektedir.
İncelenen dosyada; … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.01.2014 tarih, 2011/672 E. 2014/70 K. sayılı kararı ile sanık hakkında verilen erteli ceza içeren hükmün doğrudan MERNİS adresine Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi gereğince yapıldığı, 28.01.2014 tarihli bu tebligatın usule aykırı olduğu ve bu şekilde gerçekleşen usulsüz kesinleşme işlemlerinin de geçersiz olması neticesinde mahkemece hüküm ile verilen erteleme süresinin de başlamadığının anlaşılması karşısında; mahkemece ertelenen hükmün aynen infazına dair 01.07.2015 tarihli ek kararın yok hükmünde olduğu gözetilerek; … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.01.2014 tarih, 2011/672 E. 2014/70 K. sayılı kararına ilişkin öğrenme üzerine sanık tarafından yapılan 10.08.2015 tarihli temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanık hakkında hırsızlık suçundan hükmedilen erteli hapis cezasının kısa süreli olması nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası da gözetilmek suretiyle anılan maddenin 1. fıkrasındaki hak yoksunluklarına hükmedilmemesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca hükümden hak yoksunluğuna ilişkin kısım çıkarılmak suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 01.11.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.