YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16564
KARAR NO : 2021/20631
KARAR TARİHİ : 06.12.2021
İbadethanelere ve mezarlıklara zarar verme suçundan şüpheliler … ve … haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda Kalkandere Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 09/09/2020 tarihli ve 2020/135 soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Rize Sulh Ceza Hâkimliğinin 09/11/2020 tarihli ve 2020/2096 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 04/06/2021 gün ve 6246-2021 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23/06/2021gün ve 76475 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya aslının, ibadethanelere ve mezarlıklara zarar verme suçundan şüpheli … hakkında Kalkandere Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen iddianamenin Kalkandere Asliye Ceza Mahkemesince kabulü sonrası 2020/218 esas sayılı dosyası üzerinden derdest bulunması nedeniyle onaylı dosya sureti üzerinden yapılan incelemede,
5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre, müştekilerin aile kabristanına zarar verildiğini belirterek sorumlulardan şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturma sonunda, Kalkandere Cumhuriyet Başsavcılığınca şüphelilerden …’ın ifadesinde müştekilerce yaptırılan mezar duvarını yıktığını ikrar ettiği ve Kalkandere Jandarma Komutanlığının araştırma tutanağıyla duvarı şüphelilerden …’ın yıktığının tespit edildiğinden bahisle şüpheli … hakkında iddianame düzenlenerek diğer şüpheliler hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, müştekilerin gerek şikayet dilekçesinde gerekse itiraz dilekçesinde mezar duvarını şüphelilerin birlikte yıktıklarına ilişkin görgüye dayalı bilgisi olduğunu iddia ettikleri cami imamı…ve şüphelilerden …’ın dayısı…ın tanık olarak dinletmek istediklerini beyan etmeleri karşısında, anılan tanıkların dinlenerek sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumlarının tayin ve takdir edilmesi gerektiği cihetle, eksik soruşturma ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi nedeniyle, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, bir suçun işlendiği ihbarını alan Cumhuriyet savcısı, delil toplayıp maddi gerçeği araştırmaya başlayarak, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe bulunması halinde, aynı Kanun’un 170/2. maddesi uyarınca iddianame düzenleyip kamu davasını açmakla, yeterli şüphe bulunmaması halinde ise Kanun’un 172. maddesi uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına karar vermekle görevli bulunmaktadır. Buna karşın Cumhuriyet savcısının kararına itiraz üzerine Sulh Ceza Hakimliğince Cumhuriyet savcısı tarafından gerekli delillerin toplanmadığı veya araştırmanın olayın özelliğine göre yetersiz ve yüzeysel kaldığının açıkça anlaşıldığı durumlarda, soruşturmanın eksik yapıldığından bahisle, genişletilmesine gerek görürse bu hususu açıkça belirtmek suretiyle CMK’nın 173/3. maddesi uyarınca soruşturmanın genişletilmesi kararı vererek, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir, Cumhuriyet başsavcılığı belirtilen eksikleri tamamlayıp delilleri topladıktan sonra itirazı incelemek üzere dosyayı yeniden Sulh Ceza Hakimliğine gönderecektir. Sulh Ceza Hakimi bu kez dosyayı inceleyip itirazı kabul veya reddedecektir.
İnceleme konusu dosyada, müştekilerin aile kabristanına zarar verildiğini belirterek sorumlulardan şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturma sonunda, Kalkandere Cumhuriyet Başsavcılığınca şüphelilerden …’ın ifadesinde müştekilerce yaptırılan mezar duvarını yıktığını ikrar ettiği ve Kalkandere Jandarma Komutanlığının araştırma tutanağıyla duvarı şüphelilerden …’ın yıktığının tespit edildiğinden bahisle şüpheli … hakkında iddianame düzenlenerek diğer şüpheliler … ve … hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de,
Müştekilerin gerek şikayet dilekçesinde gerekse itiraz dilekçesinde mezar duvarını şüphelilerin birlikte yıktıklarına ilişkin görgüye dayalı bilgisi olduğunu iddia ettikleri cami imamı…ve şüphelilerden …’ın dayısı Mustafa Armağan’ı tanık olarak dinletmek istediklerini beyan etmeleri karşısında, anılan tanıkların dinlenerek sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumlarının tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilerek kanunun öngördüğü şekilde soruşturma yapılmasının sağlanması için itiraz merciince itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddine karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (RİZE) Sulh Ceza Hakimliğince kesin olarak verilen 09.11.2020 tarihli ve 2020/2096 D. İş sayılı kararın, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (a) bendi uyarınca sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 06/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.