Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/16568 E. 2021/20633 K. 06.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16568
KARAR NO : 2021/20633
KARAR TARİHİ : 06.12.2021

Nitelikli hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuk …’nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-a, 35/1, 31/3 ve 62/1. maddeleri gereğince 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 3 yıl süre ile denetime tabî tutulmasına dair İstanbul Anadolu 7. Çocuk Mahkemesinin 20/12/2013 tarihli ve 2013/50 esas, 2013/212 sayılı kararının 08/01/2014 tarihinde kesinleşmesini müteakip, suça sürüklenen çocuğun deneme süresi içerisinde 24/07/2017 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hakkındaki hükmün açıklanmasına ve suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı Kanun’un 142/1-a, 35/1, 31/3, 62/1, 50/3 ve 52/2. maddeleri gereğince 4.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul Anadolu 3. Çocuk Mahkemesinin 13/11/2020 tarihli ve 2020/470 esas, 2020/602 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 29/06/2021 gün ve 5709/2021-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07/09/2021 gün ve 2021/90048 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, her ne kadar sanığın denetim süresi içerisinde 24/07/2017 tarihinde işlediği suç eşyasının satın alınması ve kabul edilmesi suçundan İstanbul Anadolu 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/03/2020 tarihli ve 2019/344 esas, 2020/174 sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine karar verildiği gerekçesiyle hükmün açıklanmasına karar verilmiş ise de, İstanbul Anadolu 7. Çocuk Mahkemesinin 20/12/2013 tarihli kararı ile hükmün açıklanması geri bırakıldıktan sonra 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 23. maddesi gereğince denetim süresinin 3 yıl olarak belirlendiği ve anılan kararın 08/01/2014 tarihinde kesinleştiği nazara alındığında, 3 yıllık denetim süresinin 08/01/2017 tarihinde tamamlandığı ve denetim süresi içerisinde işlenmiş bir suç bulunmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün açıklanmasında isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
5271 sayılı CMK’nın 231/11. maddesinde, açıklanması geri bırakılan hükmün, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde açıklanabileceğinin düzenlenmesi ve suça sürüklenen çocuk … hakkında hırsızlık suçundan verilen İstanbul Anadolu 7. Çocuk Mahkemesinin 20/12/2013 tarihli ve 2013/50 Esas – 2013/212 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararının 08/01/2014 tarihinde kesinleşmesi ile bu kararda suça sürüklenen çocuk hakkında denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülük yüklenmemesi karşısında, ihbara konu İstanbul Anadolu 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/03/2020 tarihli ve 2019/344 Esas – 2020/174 Karar sayılı ilamında belirtilen suçun denetim süresinin bitiminden sonra 24/07/2017 tarihinde işlenmesi nedeniyle bu karara dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkındaki 08/01/2014 tarihinde kesinleşen, 20/12/2013 tarihli ve 2013/50 Esas – 2013/212 Karar sayılı hükmün açıklanmasına karar verilemeyeceğinin ve 3 yıllık denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlenmediğinin belirlenmesi halinde davanın düşürülmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (İSTANBUL ANADOLU) 3. Çocuk Mahkemesinden verilip kesinleşen 13/11/2020 tarihli ve 2020/470 Esas – 2020/602 Karar sayılı kararın, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle; güncel adli sicil kaydına göre 3 yıllık denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemediği anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nın 231/10. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, hükmolunan cezanın kaldırılmasına, 06/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.