YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16581
KARAR NO : 2021/20963
KARAR TARİHİ : 08.12.2021
Karşılıksız yararlanma suçundan şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 16/03/2021 tarihli ve 2020/55250 soruşturma, 2021/4560 esas, 2021/3509 sayılı iddianamenin iadesine dair Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/03/2021 tarihli ve 2021/221 iddianame değerlendirme sayılı kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile iade kararının kaldırılmasına ilişkin Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 22/03/2021 tarihli ve 2021/634 değişik işsayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 14/06/2021 gün ve 10810-2021 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06/07/2021 gün ve 2021/84192 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 12/04/2018 tarihli ve 2018/2565 esas, 2018/5584 karar sayılı ilâmında yer alan, “Karşılıksız yararlanma suçu bakımından özel bir etkin pişmanlık düzenlemesi olan TCK’nın 168/5. maddesi gereğince ve kanun koyucunun amacı doğrultusunda şikâyetçi kurumun uğradığı zararı, vergisi dahil suç tutanağı ile belirlenmiş veya belirlenecek olan cezasız tutarının ödenmesi halinde şüpheli hakkında kamu davası açılamaz. Maddede “ … bahsedilen zarar, vergili ve cezasız miktardır … Bu durumda Cumhuriyet savcısı sulh ceza hâkiminden keşif yapılıp rapor alınması için talepte bulunmalı ve alınacak rapor sonucunda sanığa ödeme bildiriminde bulunmalıdır. Yargıtay’ımızın istikrar bulmuş içtihatları da bu yönde olup, gecikme faizi ve benzeri zararlar 168. madde kapsamında değerlendirilemez. (Y. 17. C.D.’nin 16.06.2017, 2015/18830 E. ve 2016/9113 K. sayılı kararında olduğu gibi.)…Maddeye göre, ödenmesi halinde şüpheli hakkında takipsizlik kararı verilmesi sonucunu doğuracak olan vergili zarar miktarı gerekirse keşifte yaptırılmak (yada yapılmak) suretiyle tespit edilip, şüphelinin bu miktarı şikâyetçi kuruma ödemesi halinde hakkında dava açılmayacağına dair bir bildirimde bulunulmamıştır.Bu sebeple iddianamenin iadesi ve bu karara yönelik itirazın reddi kararları usul ve yasaya uygundur.” şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, her ne kadar Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığınca dosyaya sunulan bilirkişi raporu dikkate alınarak şüpheliye borcunu ödemesi için 2 haftalık süre verildiği 17/02/2021 tarihli tutanak ile kendisine bildirilmiş ise de, tutanakta şüphelinin ödemesi gerek miktar ve nereye ödeme yapılacağına dair bilgilerin yer almaması karşısında usulüne uygun olarak şüpheliye yapılmış bir bildirim bulunmadığı gözetilmeden, iddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
6352 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 05.07.2012 tarihi sonrasında işlenen karşılıksız yararlanma suçlarında 5237 sayılı TCK’nın 163/3. ve 168/5. maddelerine göre soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca müşteki kurumun vergili ve cezasız gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, sanığa miktar da belirtilip usulüne uygun süre verilmek suretiyle “bilirkişinin hesapladığı kurumun vergili ve cezasız gerçek zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağına” dair bildirimde bulunulması gerektiği ve bildirim sonrası verilen sürede kurumun gerçek zararı soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin edilmesi halinde bu bir dava şartı olduğundan TCK’nın 168/5. maddesine göre kamu davasının açılamayacağının anlaşılması karşısında; her ne kadar Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığınca dosyaya sunulan bilirkişi raporu dikkate alınarak şüpheliye borcunu ödemesi için 2 haftalık süre verildiği 17/02/2021 tarihli tutanak ile kendisine bildirilmiş ise de, tutanakta şüphelinin ödemesi gereken vergili ve cezasız gerçek zarar miktarı ve nereye ödeme yapılacağına dair bilgilerin yer almaması karşısında; usulüne uygun olarak şüpheliye yapılmış bir bildirim bulunmadığı gözetilmeden, iddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (KAYSERİ) 1. Ağır Ceza Mahkemesinden kesin olarak verilen 22/03/2021 tarihli ve 2021/634 Değişik İş sayılı kararın 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (a) bendi uyarınca sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 08/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.