Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/16602 E. 2021/17954 K. 27.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16602
KARAR NO : 2021/17954
KARAR TARİHİ : 27.10.2021

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından yapılan yargılama sonucunda,…5. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.11.2016 tarihli ve 2014/874 Esas … Karar sayılı ilâmı ile sanığın TCK’nın 142/2-d-h, 116/1 ve 151. maddeleri gereğince 8 yıl, 1 yıl ve 1 yıl hapis cezaları ile cezalandırılmasına karar verilmiş, hükmün sanık lehine kanun yararına bozma yasa yoluna gelince Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 19/04/2017 tarih, 2017/2701 esas ve 2017/4433 karar sayılı ilamı ile hırsızlık suçundan TCK’nın 142/1-b maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18/02/2021 tarih ve 2020/68169 sayılı tebliğnamesiyle sanığın tekerrüre esas alınacak başka ilamları varken tekerrüre esas alınamayacak olan ilamların TCK’nın 58. maddesine esas alınması nedeniyle yeniden kanun yararına bozma yasa yoluna gelindiği, Yargıtay 2. Ceza Dairesince yapılan inceleme sonunda; 15.06.2021 gün ve 2021/2144 Esas, 2021/12486 Karar sayılı ilâm ile kanun yararına bozma talebinin reddine ilişkin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.09.2021 gün, KD/2020/68169 sayılı karar düzeltme talebi üzerine CMK’nın 308. maddesi uyarınca itiraz hakkında karar verilmek üzere dosya dairemize gönderilmekle yapılan incelemede;
… 5. Asliye Ceza Mahkemesinin belirtilen kararı ile sanığa ait adli sicil kaydında TCK 58.maddesi gereğince tekerrüre esas başka ilam bulunmasına rağmen TCK 58/5 hükmüne aykırı şekilde sanığın 18 yaşından küçükken işlediği bir suçtan dolayı aldığı cezanın tekerrüre esas alınması sebebiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca CMK 310/1. fıkradaki yetkiye dayanarak kanun yararına bozma başvurusunda bulunulduğu,
Kanun yararına bozma konusu yapılan husus; CMK 309/1-d kapsamında Yargıtay Ceza Dairesince “Mahkemesince TCK 58/5. fıkraya aykırı şekilde, hatalı olarak tekerrüre esas alınan ilama dair kısmın hükümden kaldırılmasına, yerine tekerrüre esas olabilecek ….E/K sayılı ilamın, infaz aşamasında daha önce esas alınandan fazla etki yapmamak şartıyla esas alınmak üzere eklenmesine” şeklindeki bir karar ile doğrudan hükmedilerek hüküm hukuka uygun hale getirilebileceği,
Kanun yararına bozma konusunun CMK 309/4-a,b bendleri kapsamında bozma kararı sonrası değerlendirmenin yerel mahkemece yapılması gereken hususa ilişkin olmadığı, özel dairece son kararın verileceği bir hususa ilişkin olduğu anlaşılmakla Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 15.06.2021 tarih, 2021/2144 esas ve 2021/12486 karar sayılı ilamı ile kanun yararına bozma talebinin reddine karar verilmesi nedeniyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,

Yargıtay 2. Ceza Dairesince yapılan inceleme sonunda; 15.06.2021 gün ve 2021/2144 Esas, 2021/12486 sayılı ilamı ile sanık hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere ilişkin verilen kanun yararına bozma talebinin reddine ilişkin kararının KALDIRILMASINA karar verilerek yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16/01/2020 tarih, 2017/5-38 esas ve 2020/9 karar sayılı kararında belirtilen “ Sanık hakkındaki mahkûmiyet hükümlerinin Özel Dairece onanması suretiyle kesinleşmesinden sonra, tekerrüre esas alınan mahkûmiyet hükmünün sanığın adli sicil kaydından çıkarılmış olmasının infaz aşamasında ortaya çıkan ve dosya kapsamı itibarıyla yalnızca çektirilecek cezanın hesabında tereddüte neden olabilecek bir sorun olması karşısında; 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 98. maddesi uyarınca her zaman mahkemesince bu hususta karar verilmesinin mümkün olduğu, sırf bu nedene dayalı olarak olağanüstü bir kanun yolu olan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz yetkisinin bulunmadığı gibi bu soruna karşı yargılamanın yenilenmesi şartlarının da gerçekleşmediği anlaşıldığından, uyuşmazlığın Yerel Mahkemece, sanığın güncel adli sicil kaydı da göz önüne alınıp anılan Kanun’un 98. maddesi uyarınca irdelenerek bir karara bağlanması ve sonucuna göre kanun yolları tüketilerek çözümlenmesinin gerektiği kabul edilmelidir.” ilkesi uyarınca sanığın tekerrüre esas olmayan iki ilamının tekerrüre esas alındığı ancak adli sicil kaydında tekerrüre esas alınabilecek olan başka mahkumiyet kararlarının da olduğu, kanun yararına bozma yasa yolunun uygulanabilmesi için hukuka aykırılığın giderilebilmesinde başka bir hukuki yolun olmamasının gerekmesi nedeniyle yerel mahkemece, sanığın adli sicil kaydı göz önüne alınıp anılan Kanun’un 98. maddesi uyarınca irdelenerek bir karara bağlanması ve sonucuna göre kanun yolları tüketilerek çözümlenmesinin gerektiği kabul edildiğinden (…) 5. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 10.11.2016 tarihli ve 2014/874 E., … K. sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 27/10/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.