YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16698
KARAR NO : 2021/18875
KARAR TARİHİ : 09.11.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali, kamu malına zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I-Sanık … hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Sanığın hırsızlık eylemini kamu kurumu niteliğindeki Belediye binası içerisinde gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, eylemine uyan TCK’nın 142/1-a maddesi yerine, suç vasfının değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek aynı Kanun’un 142/1-b maddesi gereğince uygulama yapılması, her iki bentteki suçun öngördüğü cezaların alt ve üst sınırlarının aynı olması nedeniyle sonuca etkili görülmediğinden bozma sebebi yapılmamış, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
II-Sanık … hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Dosya kapsamına göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Kararda, kamu malına zarar verme suçundan verilen adli para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısının gösterilmeyerek TCK’nın 52/3. maddesine aykırı davranılması,
2-18/06/2014 tarihinde kabul edilip 28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesi gereğince “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün, hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” hükmü gözetilmeden, sanık hakkında kamu malına zarar verme suçundan karar verilirken, adli para cezasını ödemediği takdirde ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği şeklinde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince istem gibi BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan hüküm fıkrasında yer alan “TCK’nın 50/1-a maddesi uyarınca” ibaresinden sonra gelmek üzere “300 gün” ibaresinin eklenmesine ve “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına” ilişkin bölümün hüküm fıkrasından çıkarılarak, yerine “ödenmeyen adli para cezasının 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesinde belirtilen yönteme uygun biçimde infazına” karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III- Sanık … hakkında hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesine gelince;
Sanığın savunması alınırken ekinde iddianame de bulunan yakalama emri ve eklerinin okunduğunun anlaşılması karşısında tebliğnamenin bu hususu içeren bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Sanık hakkında; İzmir 9. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından yakalama emri üzerine sorgusu yapılan sanığa, sorgusundan önce ifadesini yargılamanın yapıldığı esas mahkemesi huzurunda vermek isteyip istemediği sorulmayıp, 5271 sayılı CMK’nın 196/2. maddesine aykırı şekilde yapılan sorgusu esas alınmak suretiyle hakkında mahkumiyet hükmü kurularak savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 09.11.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.