Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/189 E. 2021/9208 K. 27.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/189
KARAR NO : 2021/9208
KARAR TARİHİ : 27.04.2021

Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından sanık …’nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 142/1-b (13 kez), 168/1-4 (2 kez), 116/1 (13 kez), 151/1 (13 kez), 62. (39 kez), 52 (13 kez) ve 50/1-a (15 kez) maddeleri uyarınca 11 defa 1 yıl 8 ay hapis cezası, 6.000,00 Türk lirası adli para cezası, 4.000,00 Türk lirası adli para cezası, 13 defa 3.000,00 Türk lirası adli para cezası, 13 defa 2.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Çorlu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/07/2013 tarihli ve 2011/454 Esas, 2013/433 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 22/10/2020 gün ve 7889-2020 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10/11/2020 gün ve 2020/98656 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Nitelikli hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal etme ve mala zarar verme suçlarından sanık …’nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 142/1-b (13 kez), 168/1-4 (2 kez), 116/1 (13 kez), 151/1 (13 kez), 62. (39 kez), 52 (13 kez) ve 50/1-a (15 kez) maddeleri uyarınca 11 defa 1 yıl 8 ay hapis cezası, 6.000,00 Türk lirası adli para cezası, 4.000,00 Türk lirası adli para cezası, 13 defa 3.000,00 Türk lirası adli para cezası, 13 defa 2.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Çorlu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/07/2013 tarihli ve 2011/454 Esas, 2013/433 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, yargılama aşamasında sanığın savunmasının Mahkemesince 01/11/2011 tarihli oturumda alındığı, kısa kararın da sanığın yokluğunda verildiği, karar tarihi itibariyle cezaevinde bulunan sanık hakkında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 196. maddesi uyarınca savunmasında duruşmalardan vareste tutulmaya yönelik talebi bulunmadığı halde kısa kararın okunduğu oturumda hazır edilmeksizin ya da ses ve görüntü bilişim sistemi (Segbis) aracılığı ile savunması alınmaksızın, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmediğinden
5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1-Sanığın katılanlar …, …, …, …, …, …, … ve …’ya yönelik eylemlerden kurulan hükümlerin yapılan incelemesinde;
Dosya kapsamına göre, katılanların yokluğunda verilen Çorlu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.07.2013 tarihli kararın katılanlara tebliğ edildiğine ilişkin davetiyelerin dosya arasında bulunmadığı, bu nedenle usule uygun olarak tebligat yapılıp-yapılmadığının anlaşılamaması nedeniyle hükümlerin usulüne uygun kesinleşmediği belirlenmekle; kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından, Çorlu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.07.2013 tarihli kararın katılanlara tebliğ edilip, (Tebligat yapılmışsa evraklar dosya arasına konularak) usulüne uygun olarak kesinleştirildikten sonra yeniden kanun yararına bozma isteminde bulunulması mümkün olup, (ÇORLU) 3. Asliye Ceza Mahkemesinin katılanlar …, …, …, …, …, …, … ve …’ya yönelik eylemler için kurulan hükümler yönünden henüz kesinleşmeyen 19.07.2013 tarihli ve 2011/454 E., 2013/433 K. sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE,
2-Sanığın müştekiler … ve …’a yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin yapılan incelemesinde;
Müşteki beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; müştekilerin evinden bir şey alınmamış olması nedeniyle eylemlerin teşebbüs aşamasında kalmış olması hususu da belirlenmiş olup, bu yönden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE,
3-Sanığın müştekiler … ve …’a yönelik konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçları ile müştekiler …, … ve …’ya yönelik tüm eylemler için kurulan hükümlerin yapılan incelemesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03/04/2018 tarih, 2014/851 Esas ve 2018/144 Karar sayılı ilamı uyarınca aynı yargı çevresindeki ceza infaz kurumunda, yine Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 15/11/2018 tarih, 2018/339 Esas ve 2018/536 Karar sayılı ilamı uyarınca da farklı yargı çevresindeki ceza infaz kurumunda başka bir suçtan hükümlü/tutuklu olarak bulunan, asıl mahkemesince yapılan sorgusu sırasında duruşmadan bağışık tutulma isteğinde bulunmayan sanığın, Cumhuriyet Savcısının esas hakkındaki görüşünü
bildirdiği ve hükmün açıklandığı son oturumda hazır bulundurulmayıp yokluğunda yargılama yapılarak mâhkumiyetine karar verilmesinin savunma hakkının sınırlandırılması niteliğinde olduğu şeklindeki kararları uyarınca başka suçtan Tekirdağ Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu olan ve duruşmalardan vareste tutulmaya dair bir talebi de bulunmayan sanığın kısa kararın okunduğu oturuma getirtilmeyerek savunma hakkının kısıtlanması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 196. maddesine aykırı davranılması, nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, sanık hakkında (ÇORLU) 3. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 19.07.2013 tarihli ve 2011/454 Esas – 2013/433 Karar sayılı kararın 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 27/04/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.