Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/1911 E. 2021/9792 K. 18.05.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1911
KARAR NO : 2021/9792
KARAR TARİHİ : 18.05.2021

Hırsızlık suçundan hükümlü …’nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b ve 35/2. maddeleri gereğince 8 ay hapis cezası ile cezalandırmasına dair Aydın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/09/2005 tarihli ve 2003/514 esas, 2005/655 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 04/01/2021 gün ve 18430-2020 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28/01/2021 gün ve 2021/5697 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Nitelikli hırsızlık suçundan sanık …’nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b ve 35/2. maddeleri gereğince 8 ay hapis cezası ile cezalandırmasına dair Aydın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/09/2005 tarihli ve 2003/514 esas, 2005/655 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2. maddesinde yer alan “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” şeklindeki düzenleme ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenlemeye uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, dosya kapsamına göre sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nun 493/1, 61, 81/1-2 ve 522. maddeleriyle, 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 35/2, 116/2, 151/1, 145 ve 62. maddeleri uyarınca her iki Kanuna göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan kanun maddeleriyle verilmesi gereken ceza ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan kanun belirlenip uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Olay günü hükümlünün tespit edilemeyen bir zaman diliminde hırsızlık kastıyla müştekinin iş yerinin sağlam ve muhkem olan işyeri kilit ve camını kırdığı, ara kapıyı açamadığından dolayı içeriye giremediği, bu nedenle bir şey çalamadığı ve müştekinin şikayetçi olduğunun anlaşılması karşısında; 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, hükümlünün eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’nın 493/1, 61, 522 (pek hafif) maddeleriyle, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 35, 116/2 ve 151. maddeleri kapsamında olup,(işyeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçları için uzlaşma hükümleri de dikkate alınarak) sonucuna göre lehe yasanın saptanması gerektiği dikkate alınmadan 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddelerine aykırı davranılması nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (AYDIN) 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 21/09/2015 tarihli, 2003/514 Esas ve 2005/655 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 18/05/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.