YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/196
KARAR NO : 2021/7539
KARAR TARİHİ : 06.04.2021
Hırsızlık suçundan sanık …’un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b ve 35. maddeleri gereğince 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Küçükçekmece 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/12/2008 tarihli ve 2008/1 Esas, 2008/921 sayılı kararının infazı sırasında, infaz savcılığı tarafından ceza zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle kamu davasının düşürülmesine yönelik talebin reddine ilişkin Küçükçekmece 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/09/2019 tarihli ve 2008/1 Esas, 2008/921 sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine dair Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 07/10/2019 tarihli ve 2019/1299 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 11/11/2020 gün ve 17681-2019 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15/12/2020 gün ve 2020/105515 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Hırsızlık suçundan sanık …’un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b ve 35. maddeleri gereğince 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Küçükçekmece 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/12/2008 tarihli ve 2008/1 Esas, 2008/921 sayılı kararının infazı sırasında, infaz savcılığı tarafından ceza zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle kamu davasının düşürülmesine yönelik talebin reddine ilişkin Küçükçekmece 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/09/2019 tarihli ve 2008/1 Esas, 2008/921 sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine dair Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 07/10/2019 tarihli ve 2019/1299 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, ceza zamanaşımı süresinin işlemeye başladığı 16/03/2009 tarihinden sonra, hükümlünün infaz için yetkili merci tarafından kanuna göre yapılmış bir tebligat işlemi ya da adli sicil kaydı içeriğine göre başka bir suçtan ceza zamanaşımını kesebilecek nitelikte bir mahkûmiyeti bulunmadığı, bu nedenle hükmün kesinleşme tarihinden itibaren 10 yıllık ceza zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, sanık …’un yokluğunda verilen Küçükçekmece 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.12.2008 tarihli kararın sanığın duruşmada bildirdiği adresine tebliğe çıkarıldığı, tebligatın bila tebliğ iade edilmesi üzerine, bu kez daha önce usulüne uygun tebligat işlemi icra olunmayan aynı adrese, 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35. maddesine aykırı şekilde tebliğ edildiği anlaşılmakla, tebligatın usule uygun olmadığı ve 03.12.2008 tarihli mahkumiyet kararının kesinleşmediği, bu kararın kesinleştiği kabul edilerek sonradan ceza zamanaşımının dolmadığına ilişkin kararın ve bu karara karşı yapılan itiraz sonucu Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 07/10/2019 tarihli itirazın reddine ilişkin kararlarında yok hükmünde olduğu belirlenmekle; kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından, (BAKIRKÖY) 13. Ağır Ceza Mahkemesinin henüz kesinleşmeyen 07.10.2019 tarihli ve 2019/1299 Değişik İş sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 06/04/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.