Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/20656 E. 2023/2473 K. 08.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/20656
KARAR NO : 2023/2473
KARAR TARİHİ : 08.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hileli iflas
HÜKÜMLER : Beraat

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Fatih Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.03.2010 tarihli ve 2008/4970 Soruşturma, 2010/1897 Esas, 2010/1098 İddianame numaralı iddianamesi ile sanıklar hakkında hileli iflas suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 161/1. maddesi uyarınca cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 19. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.04.2016 tarihli ve 2011/260 Esas, 2016/190 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında hileli iflas suçundan beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan BP Petrolleri A. Ş. Vekilinin Temyiz Sebepleri
Sanıkların yargılamaya konu istasyonun zarar uğraması ve protokolden kaynaklı yükümlülükleri yerine getirmemeleri sebebiyle borçlarını ödemedikleri, bu nedenle şirketi hileli olarak iflasa sürüklediklerinden haklarında mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine, bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağına, ticari defterlerin ibraz edilmeyerek gizlenmeye çalışılmasının hileli iflas suçunun işlendiğine delil olduğuna ilişkindir.
B. Katılanlar …, …, … Vekilinin Temyiz Sebepleri
Bilirkişi raporunun yetersiz olduğuna, defterler üzerinde inceleme yapılmadığına, esas hakkında mütalaaya karşı beyanda bulunmak üzere kısa süre verilmesi nedeniyle haklarının kısıtlandığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
… Petrol Ticaret Anonim Şirketinin 22 Mayıs 1987 tarih, 1771 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde kuruluş ilanının yayınlandığı, 2 Mart 2004 tarih ve 5998 sayılı Ticaret Sicil Gazetesine yapılan ilana göre 25.02.2004 tarihinde yapılan Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan karar gereği; … …’un yönetim kurulu başkanı, …, …, … ve …’nın yönetim kurulu üyeliklerine seçildiklerine karar verildiği, 12 Nisan 2004 tarih ve 6027 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanan ilana göre … Petrol Ticaret Anonim Şirketinin 31.03.2004 tarih, 2014/13 sayılı kararı ile; Yönetim Kurulu Başkanı … …’un istifası nedeniyle boşalan üyeliğe …’nın Yönetim Kurulu Başkanı olarak seçilmesine karar verildiği, dosya içerisinde yer alan belgelere göre … …’un 31.03.2004 tarihinde şirkete istifasını da sunduğu, hisselerini …’ya devrettiğine dair karşılıklı imzalanmış Hisse Devir ve Temlik sözleşmesinin bulunduğu, … 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 01.11.2007 tarihli ve 2004/946 Esas, 2007/648 sayılı karar ile; … Petrol Ticaret A.Ş.’nin iflasına, iflasın 01.11.2007 günü saat:14.24’ten itibaren açılmasına karar verildiği, bu kararın 20.05.2008 tarihinde kesinleştiği, tasfiye işlemlerinin … 2. İflas Müdürlüğü’nün 2007/21 Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmeye başlandığı, 22 Mart 2004 tarih ve 6012 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan ilan ile … Petrol Ltd. Şti.’nin kuruluşunun ilan edildiği, bu ilana göre … …, … ve …’nın hissedar oldukları, … …’un 10 yıl için münferit imza ile temsil ve ilzama yetkili kılınmak üzere müdür olarak seçildiği, 05.04.2004 tarih ve 2004/1 sayılı karar ile …’in, … ve …’nın hisselerin tamamını devralarak şirkete ortak olduğu, 08.04.2004 tarih ve 2004/2 sayılı kararı ile de … …’un hissesinin bir kısmını …’e devrettiğini, küçük bir hissesinin kaldığı ve … …’un müdürlük görevinin sona ermesine karar verildiği, …’in 10 yıllığına şirket müdürü olarak seçildiğinin ilan edildiği, 03.06.2004 tarih ve 2004/3 sayılı kararı ile de … …’un şirkette mevcut hissesinin tamamını …’e devrettiğinin ilan edildiğini, bu devir ile beraber … …’un şirkette hissesinin kalmadığının anlaşıldığı, … Petrol Ltd. Şti.’nin temsilen … …’un, BP akaryakıt ortaklığı yönetici ortağı BP Petrolleri A.Ş.’ye
… 30. Noter aracılığıyla çektiği 7 Nisan 2004 tarih ve 4685 yevmiye nolu ihtarname ile … Sahil Yolu Galeria Alışveriş Merkezi yanı …/…/… adresindeki istasyonun firmalar tarafından işletildiği ve bu mahâlde kiracı olarak bulunduklarını, muhattapla bayilik ilişkilerinin bulunmadığını, daha öne aynı yerde faaliyet gösteren … Petrol Ticaret A.Ş.’nin başka yere taşındığının belirtildiği, sanıkların muvazaalı olarak şirketi devralıp almadıkları ve katılan şirketinin zararına hareket edip etmediklerine dair alınan üçlü bilirkişiler …, … ve … … tarafından düzenlenen ilk bilirkişi raporunda; vefat etmiş olan ve eski şirket ortağı Yönetim Kurulu Başkanı olan …’nın factoring şirketlerinden borç para aldığı, kredi kullandığı, bu krediler için yüklü miktarda müflis şirketin çeklerini verdiği, böylelikle şirketin ödeme güçlüğüne düşmesine neden olduğu, şirketin iflasına neden olduğu, mevcut borçlar için senet ve çek imzaladığı, bu borçlanmalar yoluyla şirketin cari ödemelerini karşılamaya ve şirketin devamını sağlamaya çalıştığı ancak muvaffak olamadığı, mali kriz içindeyken borcu borçla çevirmek şeklinde ifade edilebilecek bir davranış içine giren borçlu şirketin sonunda iflas ettiği, şikâyetçi şirketle müflis şirket arasında kaynaklanan işlemlerin özel hukuku ilgilendirdiği, bu tespitler ve olayın gelişimi itibarıyla iflasın taksirli olabileceği izlenimini kuvvetlendirdiği, bu sonucun doğmasına …’nın fiil ve eylemlerinin neden olduğunun belirtildiği, aynı bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 04.10.2014 tarihli ek raporda, müflis şirket yetkililerinin mal varlığını eksiltmeye yönelik tasarrufları tespit edilemediği gibi alacaklıları ızrar kastıyla hareket ettiklerine dair somut belge, bilgi ve bulgulara rastlanılmadığının belirtildiği, aynı bilirkişi heyetince düzenlen 02.06.2015 tarihli raporda ise; iflas müdürlüğünce gönderilen kayıt defterinin 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 208. maddesi gereğince tutmakla yükümlü olduğu kayıt kabul defteri olup, iflasın açılmasından sonraki işlemleri kapsadığı, şirkete ait yasal defterlerin ibraz edilemediği, müflis şirketin yasal defterleri ibraz edilmeden iflasın açılıp kapandığını, iflas müdürlüğünün yazısından müflis şirket hakkında hileli işlemlerden dolayı bir dava olmadığının anlaşıldığı, kök rapordaki görüşlerinin vaki olduğunun bildirildiği, yapılan tüm araştırmaya rağmen diğer ticari defterlerin temin edilemediği, sanıkların mal kaçırmaya yönelik işlemlerde bulunduğuna dair dosyada şüpheden öte bir tespite varılmadığı, alınan bilirkişi raporlarında şirketin iflasına vefat eden …’nın sebebiyet verdiğini, dolayısıyla sanıkların üzerine atılı hileli iflas suçunu işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil elde edilemediği anlaşıldığından sanıkların ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
… 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 01.11.2007 tarihli ve 2004/946 Esas, 2007/648 sayılı karar ile; … Petrol Ticaret A.Ş.’nin iflasına, iflasın 01.11.2007 günü saat:14.24’ten itibaren açılmasına karar verildiği, bu kararın 20.05.2008 tarihinde kesinleştiği, tasfiye işlemlerinin … 2. İflas Müdürlüğü’nün 2007/21 Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmeye başlandığı, yargılama aşamasında sanıkların şirkete ait defterleri ibraz edemedikleri, alınan bilirkişi raporlarında ticari defterler üzerinde herhangi bir inceleme yapılmadığı anlaşılmakla, Türk Ticaret Kanunu’nun 66 ve devamı maddelerine göre tacirler bir kısım defterleri tutmak zorunda olup, 5237 sayılı Kanun’un 161/1-b maddesindeki düzenlemeye göre ilgili defter ve belgelerin tevsik edileceği borçlunun mal varlığını kaçırmaya yönelik tasarruflarda bulunması hâlinde önem arz edeceği, borçlunun mallarını kaçırmaya yönelik gerçekleştirilmiş olan hileli bir tasarruf olmaksızın ilgili ticari defter, kayıt veya belgelerin istenildiği hâlde verilmemesinin hileli iflas suçunu gerçekleştirmek için başlı başına yeterli olmayacağı, sanıkların ticari defter, kayıt veya belgeleri gizlemesi veya yok etmesi eyleminin, hileli tasarrufların ortaya çıkmasını önlemek için yapılmış olması gerekmesi karşısında; öncelikle sanıklardan özellikle şirkete ait ticari defter ve belgelerin tutulup tutulmadığı, tutuldu ise muhasebeci, şirket merkezi vs. nerede olduğunun sorulması, savunma içeriğine göre defter ve belgelerin temininin sağlanmasına, ayrıca ticari defterlerin açılış ve kapanış onaylarının noter tarafından yapılması gerekmekte olup, şirketin merkezinde bulunan noterlerden şirkete ait ticari defterlerin açılış ve kapanış onaylarının yapılıp yapılmadığının, dolayısıyla şirketin en başından itibaren ticari defterlere sahip olup olmadığının tespit edilmesi, sonucuna göre tüm delil ve belgeler üzerinde Ticaret, İcra ve İflas Hukuku ile Ceza Hukuku konularında uzman bilirkişi kurulu aracılığıyla inceleme yaptırılarak 5237 sayılı Kanun’un 161, 162. maddelerinde sayılan eylem ve işlemlerin bulunup bulunmadığı, alacaklıları zarara uğratma amacına yönelik eylem olup olmadığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde araştırılarak sonucuna göre sanıkların hukukî durumlarının tayini gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 19. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.04.2016 tarihli ve 2011/260 Esas, 2016/190 Karar sayılı kararına yönelik katılanlar vekillerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.