YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2430
KARAR NO : 2021/13799
KARAR TARİHİ : 07.07.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Sanık … hakkında hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme, suça sürüklenen çocuklar …, … ve … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık …’nın adli sicil kaydına göre, … Asliye Ceza Mahkemesinin 18/04/2014 tarihinde kesinleşen ve 16/05/2017 tarihinde infaz edilen 2013/314 E., 2014/119 K. sayılı tekerrüre esas teşkil eden mahkumiyeti bulunduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nın 58/6-7. maddesi uyarınca, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin, iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanığa verilen cezanın TCK’nın 119/1-c maddesi uyarınca artırılması gerektiğinin ve soruşturma aşamasında bilgisine başvurulan … isimli şahsın beyanında, saat 03.00 sıralarında dışarıdan seslerin gelmesi üzerine depoyu kontrol ettiğinde, depo içerisinde kabloları alan bir şahsı gördüğünü beyan ettiği, kolluk tarafından tutulan tutanakta ise saat 03.00 sıralarında hırsızlık olduğunun bildirildiğinin belirtildiği ve UYAP’tan alınan çizelgeye göre gece vaktinin saat 06.31’de bittiğinin anlaşılması karşısında; eyleminin gece gerçekleştirildiğinin kabulü gerektiği gözetilmeden, sanık ve suça sürüklenen çocuklar hakkında hırsızlık suçundan hükmolunan cezada TCK’nın 143. maddesi gereğince artırım yapılması ve sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığını bozma suçundan ise aynı Kanunun 116/4. maddesi uyarınca hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, gerekçeli karar başlığında suç adının yalnızca hırsızlık olarak yazılması, yine sanık hakkında kurulan hükümde suç adının iş yeri dokunulmazlığını bozma suçu yerine konut dokunulmazlığını bozma suçu şeklinde yazılması ve hükümde, suça sürüklenen çocuk … 15 yaşından küçük olduğu ve hakkında ½ oranında indirim yapıldığı halde, indirim oranının 1/3 olarak gösterilmiş olması, mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiş, sanık yönünden, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin isteme aykırı olarak ONANMASINA,
2- Suça sürüklenen çocuk … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun, mala zarar verme suçundan eylemine uyan TCK’nin 151/1 ve 31/2. maddeleri uyarınca belirlenen cezanın miktar ve nev’i itibariyle tabi olduğu aynı kanunun 66/1-e, 66/2. maddelerine göre hesaplanan 4 yıllık asli zamanaşımının 06/05/2016 olan karar tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
3- Suça sürüklenen çocuklar …, … hakkında iş yeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme, suça sürüklenen çocuk … hakkında ise iş yeri dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk …’ın iş yeri dokunulmazlığını bozma suçundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 116/4, 119/1-c ve 31/2. maddelerinde belirtilen suçlar için öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun’un 66/1-d, 66/2, 67/3-4. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 ay ve 11 yıl 3 aylık zamanaşımının dolmadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
a- 5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesi uyarınca daha önce hapis cezasına mahkûm edilmeyen ve fiili işlediği tarihte on sekiz yaşını doldurmamış bulunan suça sürüklenen çocuklar … ve … hakkında mala zarar verme suçundan hükmolunan kısa süreli hapis cezasının aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin yasal bir zorunluluk olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
b- Soruşturma aşamasında bilgisine başvurulan … isimli şahsın beyanında, saat 03.00 sıralarında dışarıdan seslerin gelmesi üzerine depoyu kontrol ettiğinde, depo içerisinde kabloları alan bir şahsı gördüğünü beyan ettiği, kolluk tarafından tutulan tutanakta ise saat 03.00 sıralarında hırsızlık olduğunun bildirildiğinin belirtildiği ve UYAP’tan alınan çizelgeye göre gece vaktinin saat 06.31’de bittiğinin anlaşılması karşısında; eyleminin gece gerçekleştirildiğinin kabulü gerektiği gözetilmeden, suça sürüklenen çocuklar hakkında iş yeri dokunulmazlığını bozma suçundan hükmolunan cezada TCK’nın 116/4. maddesi uyarınca hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
c- İş yeri dokunulmazlığının ihlali suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuklara verilen cezanın TCK’nın 119/1-c maddesi uyarınca artırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
d- Suç tarihinde 12-15 yaşları arasında bulunan suça sürüklenen çocuk …’ın 5237 Sayılı TCK’nın 31. maddesinin 2. fıkrası uyarınca işlediği iş yeri dokunulmazlığını bozma suçundan fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamayacağı veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği konusunda uzman doktor raporu alınıp sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, uzman doktor raporunun yalnızca hırsızlık suçundan fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince geliştiği konusunda alınmış olduğunun anlaşılması karşısında, bu raporla ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
e- Gerekçeli karar başlığında suç adının yalnızca hırsızlık olarak yazılması, yine suça sürüklenen çocuk … hakkında kurulan hükümde suç adının iş yeri dokunulmazlığını bozma suçu yerine konut dokunulmazlığını bozma suçu şeklinde yazılması,
f- Hükümde, suça sürüklenen çocuk … 15 yaşından küçük olduğu ve hakkında ½ oranında indirim yapıldığı halde, indirim oranının 1/3 olarak gösterilmiş olması,
g- Kabule göre de;
Suça sürüklenen çocuklar …, … ve … hakkında iş yeri dokunulmazlığını bozma suçlarından hükmolunan kısa süreli hapis cezasının aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin yasal bir zorunluluk olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümlerde 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 07/07/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.