Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/3990 E. 2022/20031 K. 30.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3990
KARAR NO : 2022/20031
KARAR TARİHİ : 30.11.2022

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Müştekinin ikametinin eklentisi niteliğindeki bahçesinin etrafını çevreleyen tel örgülerin ve bahçesinin demir kapısının çalındığı anlaşılmakla, suç tarihi itibariyle eylemin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesinde düzenlenen suçu oluşturması karşısında, mahkemenin uygulamasında isabetsizlik bulunmadığından, tebliğnamedeki 1 numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmeyerek yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişikliğin sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
1) Müşteki …’nın …Köyü’ndeki ikametinin bahçesinin etrafını çevreleyen tel örgülerin ve bahçesinin demir kapısının çalınması şeklinde gerçekleşen olayda, olaya ilişkin kollukça araştırmaya başlanıldığı sırada sanık …’un sanayi sitesinde suça konu telleri ve demir kapıyı satmaya çalıştığının ihbarı sonucunda sanık …’un suça konu eylemle ilgisinin olduğunun tespit edildiği, sanık …’un savunmasında, “dayısı … ile birlikte 06.03.2014 gecesi saat 23:00 sıralarında şikayetçiye ait tel örgüleri ve demir kapıyı çaldıklarını, ertesi gün sanayi sitesindeki bir hurdacıya suça konu eşyaları dayısı ile birlikte sattıklarını, ancak olayı gerçekleştirenlerin arandığını haber alması üzerine tekrar aynı hurdacıya giderek, sattığı eşyaları parası karşılığında geri aldığını ve bu tel örgüleri ve demir kapıyı … Merkez’de bulunan boş bir araziye götürüp bıraktığını” ifade ettiği, sanık …’un savunmasında ise, “olay ile bir alakası olmadığını, kendisine iftira atıldığını, olayın gerçekleştiği gece …Köyü’nde bulunmadığını, aynı köyde ikamet eden arkadaşı … ile birlikte köyün dışında bir mevkide domuz avına çıktığını, sabaha karşı arkadaşı … ile birlikte ikametine geri döndüğünü, suçsuz olduğunu” ifade ettiği anlaşılmakla, sanık …’un suça konu eşyaları sattıklarını ifade ettiği hurdacı tespit edilip tanık sıfatı ile dinlenilerek hurdacı, sanık … ile yüzleştirilip ya da sanığın teşhise elverişli fotoğrafları hurdacıya gösterilerek bu tanığa, “suça konu eşyaları satın alıp almadığı, satın aldı ise bu satış işlemi sırasında, …’un bulunup bulunmadığının sorulması”; sanık …’un ifadesinin doğru olup olmadığının tespiti bakımından …’nun tanık sıfatıyla dinlenilmesi, sanık …’un kollukta ifadesinde bildirdiği 0535 506 34 21 numaralı hattına ilişkin 06.03.2014 ve 07.03.2014 tarihlerindeki HTS kayıtlarının (baz istasyonu sinyal bilgilerinin) Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan getirtilerek, sanık …’un anılan tarihte (özellikle de suçun işlendiği gece 23:00 sıralarında) nerede bulunduğunun araştırılıp (müştekinin suça konu evinin yakınlarında bulunup bulunmadığının tespiti bakımından) sonucuna göre tüm delillerin kül halinde birlikte değerlendirilerek sanık …’un hukuki durumunun takdir ve tayininin gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde sanık … hakkında hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2) Sanık …’un, pişmanlık göstererek suça konu tellerin ve demir kapının yerini kolluğa gösterip, hasarlı olarak eşyaların iadesini soruşturma aşamasında sağladığının anlaşılması karşısında müştekiden, kısmi iade nedeniyle sanık … hakkında kurulacak kararda etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızası olup olmadığı sorularak sonucuna göre TCK’nın 168/1-4. maddesinden indirim yapılıp yapılmayacağının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
3) Her bir sanığın sarfına neden olduğu yargılama giderinin ayrı ayrı, birlikte sarfına neden oldukları yargılama giderinin ise eşit olarak sanıklara yükletilmesi gerekirken, “53,60 TL yargılama giderinin sanıklardan eşit şekilde tahsiline” şeklinde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafi ile sanık …’un temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 30.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.