Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/5035 E. 2021/11769 K. 09.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5035
KARAR NO : 2021/11769
KARAR TARİHİ : 09.06.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1)Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelemesinde;
Doğrudan hükmolunan adli para cezasının miktar ve türüne göre; 14.04.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi gereğince hükmolunan 3000 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükmünün temyizi mümkün olmadığından sanığın temyiz isteminin CMUK’nın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
II) Sanık hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya kapsamına göre sanık hakkındaki hükümlerin açıklanmasının geri bırakılması kararlarının kesinleştiği 24.03.2010 tarihi itibariyle duran zamanaşımının, kesinleşen sonraki mahkûmiyete konu suçun işlendiği 26.12.2012 günü yeniden işlemeye başladığı ve ayrıca tüm dosya içeriğine göre sanığın temyiz dışı suça sürüklenen çocuklar ile iştirak halinde mağdura ait iş yeri dokunulmazlığını ihlal etmesi şeklindeki eylemine uyan, 5237 sayılı TCK’nın 116/4 ve119/1-c. maddelerinde düzenlenen birden fazla kişiyle birlikte gece vakti iş yeri dokunulmazlığını bozma suçunda, suçun daha ağır ceza verilmesini gerektiren nitelikli hâllerinin de aynı Kanun’un 66/3. maddesi uyarınca dava zamanaşımı sürelerinin hesabında dikkate alınması gerektiği nazara alınarak, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-d, 66/3 ve 67/4 maddelerine göre hesaplanan 15 yıllık olağan ve 22 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı sürelerinin dolmadığı anlaşıldığından, tebliğnamede iş yeri dokunulmazlığını bozma suçu bakımından belirtilen zamanaşımının dolduğuna dair görüşe iştirak edilmemiştir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141, CMK’nın 34/1, 230. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması ve Yargıtay’ın bu işlevini yerine getirmesi için gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükümlerin neden açıklandığına ilişkin gerekçeyle yetinilip yazılı şekilde gerekçesiz hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 09/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.