YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5194
KARAR NO : 2021/13601
KARAR TARİHİ : 05.07.2021
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I- Suça sürüklenen çocuk hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
14.04.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000 TL dahil adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün temyizi mümkün olmadığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteğinin 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
II- Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre suça sürüklenen çocuğun, temyiz dışı diğer suça sürüklenen çocuklar ile birlikte katılana ait iş yerine girerek suça konu eşyaları iş yerinden dışarı çıkardıkları ve arka tarafta bulunan arsaya bıraktıkları, devamında saat 20.30 civarında bıraktıkları eşyaları almak için tekrar iş yeri arkasına geldikleri esnada tanık … tarafından yakalanmaları şeklindeki eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 143/1, 43/1 ve 31/2. maddelerinde düzenlenen nitelikli hırsızlık suçunda, suçun daha ağır ceza verilmesini gerektiren nitelikli hâllerinin de aynı Kanun’un 66/3. maddesi uyarınca dava zamanaşımı sürelerinin hesabında dikkate alınması gerektiği nazara alınarak, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-d, 66/2 ve 67/4 maddelerine göre hesaplanan 7 yıl 6 aylık olağan ve 10 yıl 15 aylık olağanüstü zamanaşımı sürelerinin dolmadığı anlaşıldığından, tebliğnamede belirtilen zamanaşımının dolduğuna dair görüşe iştirak edilmemiş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1. Suça sürüklenen çocuğun saat 20.30 civarında yakalandığının anlaşılması ve suç tarihinde, gece vaktinin saat 18.40‘da başlayıp 04.59’da bittiği, bu suretle, hırsızlık suçunun gece vakti işlendiğinin anlaşılması karşısında suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde TCK’nın 143. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2. Suça sürüklenen çocuğun, temyiz dışı diğer suça sürüklenen çocuklar ile birlikte 04.03.2012 günü saat 17.00 civarında katılana ait iş yerine girerek suça konu eşyaları iş yerinden dışarı çıkardıkları ve arka tarafta bulunan arsaya bıraktıkları, devamında aynı gün saat 20.30 civarında bıraktıkları eşyaları almak için tekrar iş yeri arkasına geldikleri esnada müştekinin arkadaşı tarafından yakalanmaları şeklinde meydana gelen olayda; suçun kısa zaman aralığında aynı karar altında işlenmesi nedeniyle suça sürüklenen çocuk hakkında, 5237 sayılı TCK’nın 43. maddesinden ek savunma vermek suretiyle, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3. 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 12-15 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, sosyal yönden inceleme yaptırılması gerekli olduğu halde, mahkemece her ne kadar gerekçeli kararda sosyal inceleme raporu aldırıldığı belirtilmiş ise de, dosyada ve UYAP’ta yapılan kontrolde sosyal inceleme raporunun dosya arasında bulunmaması karşısında suça sürüklenen çocuk hakkında sosyal inceleme raporu alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 05.07.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.