Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/5564 E. 2021/21055 K. 09.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5564
KARAR NO : 2021/21055
KARAR TARİHİ : 09.12.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Adıyaman 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 04/11/2011 tarih, 2011/375 Esas ve 2011/612 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 16/11/2011 tarihinde kesinleşmesinin ardından sanığın denetim süresi içerisinde tam tarihi belirtilmeyen 2012 yılında güveni kötüye kullanma suçunu işlediği ve bu suçtan yapılan kovuşturma sonucunda sanığın Adıyaman 2.Sulh Ceza Mahkemesince TCK’nın 155/1. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilerek, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın açıklanması için ihbarda bulunulması nedeniyle, 02/06/2016 tarihinde yerel mahkemece önceki hükmün açıklandığı;hükümden sonra 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan TCK’nın 155/1. maddesinde düzenlenen güveni kötüye kullanma suçunun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, durumunun yeniden değerlendirilmesi gerekmekte ise de; sanığın güncel adli sicil kaydı incelemesinde; denetim süresi içinde 25/11/2011 tarihinde işlediği TCK’nın 142/1-b. maddesindeki suç nedeniyle Kahramanmaraş 1.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 09/10/2012 tarih 2011/1623 Esas- 2012/828 Karar sayılı ilamı ile hükmün açıklanması koşulları oluştuğu belirlenerek yapılan incelemede;
1)Müştekinin ikametinden meydana gelen hırsızlık eyleminde temyize gelmeyen sanık …’in soruşturma aşamasında, Cumhuriyet savcılığında ve yakalandığı esnada alınan savunmalarında hırsızlık eylemini doğrulayarak sanık … ile birlikte gerçekleştirdiklerini, çalınan altınlardan 3 tanesini birlikte kuyumcuya götürerek 1500 TL’ye sattıklarını, …,’in kendisine 750 TL verdiğini, geri kalanı kendisinin aldığını, çalınan diğer malzemelerin sanık …’in ikametinde bulunduğunu beyan ettiği, altınların bozdurulduğu kuyumcu tanık , …ın dinlenilmesinde iki şahsın birlikte altınları bozdurmaya geldiklerini söylediği, sanık …’in ikametinde 21/07/2011 tarihinde yapılan aramada müştekiye ait çalınan altınların bir kısmının ele geçirildiği ve müşteki tarafından kendisine ait çalınan malzemelerin teşhis edildiği, sanık …’in alınan savunmalarında suçlamayı kabul etmese de altınları kuyumcuda sanık … ile bozdurduktan sonra …’ın kendisine 50 TL harçlık verdiğini söylediği, sanık … her ne kadar mahkemede sanık …’in hırsızlık eylemine katılmadığını beyan etmiş ise de, birbiriyle tamamen çelişen savunmalarının sanık …’i suçtan kurtarmaya yönelik olduğu, hayatın olağan akışına uygun olmadığı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanık hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan hüküm kurulması,
Kabule göre;
2)24/10/2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan TCK’nın 165/1. maddesinde düzenlenen suçun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı kısmen istem gibi BOZULMASINA, CMUK 326/son maddesinin gözetilmesine 09/12/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.