Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/6405 E. 2022/19987 K. 30.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6405
KARAR NO : 2022/19987
KARAR TARİHİ : 30.11.2022

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Üst Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin sanık aleyhine olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15/04/2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanığın 18/09/2014 günü saat 13.37 sıralarında önce katılan …’nun mağaza sorumlusu olduğu BİM … Mağazasına gelip raflardan aldığı çeşitli gıda ürünleri ve giyim eşyalarını çantası içerisine koyup parasını ödemeden saat 13.45 sıralarında marketten ayrıldığı ve suçun tamamlandığı, sanığın aynı gün saat 14.18 sıralarında bu sefer katılan …’ın mağaza sorumlusu olduğu farklı adresteki BİM… Mağazasına gelip raflardaki çeşitli gıda ürünleri, giyim eşyaları ve temizlik malzemelerini çantasına koyup parasını ödemeden marketten dışarıya çıktığı sırada market görevlilerince yakalandığı, çantadaki ürünlerin teslim alındığı ve ikinci suçun teşebbüs aşamasında kaldığının anlaşıldığı olayda; Dairemizin 24/10/2019 tarihli ve 2019/5913 Esas, 2019/16362 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere değişen içtihadı uyarınca sanığın farklı zamanlarda il merkezinde farklı adreslerde bulunan BİM marketlerinden çeşitli ürünleri çalması ve çalmaya teşebbüs etmesi şeklindeki eylemlerinde, hırsızlık yapılan her bir şube için ayrı bir suç oluşturacağı gözetilmeden, sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanarak eksik ceza tayini,

2- İddianamede sanık hakkında TCK’nın 168/1. maddesinin uygulanması talep edildiği halde, sanığa TCK’nın 168/1. maddesinin uygulanmaması ihtimaline binaen ek savunma hakkı verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilerek CMK’nın 226. maddesine aykırı davranılması,
3- Kabule göre de;
a-) Sanığın suç tarihinde farklı zaman dilimlerinde BİM marketin farklı şubelerinden hırsızlık yapması eylemleri nedeniyle zincirleme suç hükümlerine göre uygulama yapılırken, katılan …’nun mağaza sorumlusu olduğu BİM … Mağazasından gerçekleştirilen hırsızlık suçunun tamamlandığı gözetilmeden, sanık hakkında TCK’nın 35. maddesi uyarınca teşebbüs hükümlerinin uygulanması,
b-) Sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanırken TCK’nın 43. maddesinin uygulama maddesi olarak hüküm fıkrasında gösterilmemesi,
c-) Sanık hakkında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilirken, 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinde sayılan nesnel ve öznel koşulların değerlendirilip buna ilişkin gerekçelerin gösterilmesi gerektiği, sanığın adli sicil kaydına göre daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyetinin bulunmadığı, adli sicil kaydındaki ilamın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin olduğu, anılan ilamın kesinleşme tarihinin, CMK’nın 231/8. maddesinde yapılan değişiklik tarihinden önce olduğu, dolayısıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi için aranan 5271 sayılı CMK’nın 231/6-a maddesinde gösterilen “kasıtlı suçtan mahkum olmama” nesnel koşulunun bulunduğu, çalınan ürünlerin mağaza görevlilerince teslim alınmış olması nedeniyle de hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin nesnel (objektif) koşullardan bir diğeri olan katılanın maddi bir zararının olmadığı da gözetilerek, sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen, “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” öznel (sübjektif) koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken “Sanığın sabıkasına esas olmak üzere hakkında kesinleşmiş para cezasından ibaret mahkumiyet hükmü bulunuyor olması gerekçesi ile 5271 sayılı CMK’nın 231/5-6. maddeleri ile ilgili hükümlerin uygulanmasına yer olmadığına” biçimindeki yetersiz ve dosya içeriğine uygun olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
d-) 5237 sayılı TCK’nın 51. maddesinin 3. fıkrası, “Cezası ertelenen hükümlü hakkında, 1 yıldan az 3 yıldan fazla olmamak üzere bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı mahkum olunan ceza süresinden az olamaz” şeklinde olup; somut olayda, mahkum olunan ceza süresinin 1 yıl 3 ay 18 gün olmasına karşılık, denetim süresinin tayin olunan hapis cezasından az olacak şekilde 1 yıl olarak belirlenmesi,

Bozmayı gerektirmiş, üst Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 30/11/2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.