YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7647
KARAR NO : 2021/13639
KARAR TARİHİ : 05.07.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık … ve suça sürüklenen çocuk …’ın, suç tarihinden yaklaşık bir ay sonra suça konu motosikleti plakasız ve ruhsatsız bir şekilde satmak isterken emniyet görevlileri tarafından yakalandıkları, sanık … ve suça sürüklenen çocuğun aşamalarda hırsızlık suçunu kabul etmediklerinin anlaşılması ve hırsızlık suçundan mahkumiyetlerine yeterli bir delilin dosyada bulunmaması karşısında tebliğnamenin (B-1) nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişikliğin sanık … hakkında hırsızlık suçundan tayin olunan hapis cezasının infazı aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1. Sanık …’un aşamalarda suçlamaları kabul etmediği, 30.03.2016 tarihli savunmasında, suç tarihinde Aralık ilçesinde olmadığı ve diğer sanık ile suça sürüklenen çocuğun savcılık ifadelerinde bahsetmiş oldukları 0542 3817660 numaralı hattın kendisine ait olmadığını beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; sanığın bahsi geçen hattın gerçek kullanıcısı olup olmadığı, ayrıca suç tarihinde kullandığı başka telefon hatları olup olmadığı tespit edilerek, olay tarihinden 3 gün öncesi ve 3 gün sonrasını kapsar şekilde HTS kayıtlarının (arama, aranma, mesaj, baz istasyonu vs) Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan getirtilerek savunmasının doğruluğunun araştırılması ve inceleme sonucuna göre deliller bir bütün halinde değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme ve kovuşturma sonucu yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
2. Sanık … ve suça sürüklenen çocuk …’a atılı suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçu için TCK’nın 165/1. maddesinde, suç tarihinde yürürlükte bulunduğu şekliyle, altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adli para cezası yaptırımlarının her ikisininde birlikte öngörülmesine rağmen, mahkemece sanık … ve suça sürüklenen çocuk hakkında sadece hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini,
3. 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, suça sürüklenen çocuk …’ın eylemine uyan ve üst sınırı 3 yılı geçmeyen hapis ve adli para cezasını gerektiren TCK’nın 165/1 maddesinde düzenlenen suç eşyasının kabul edilmesi suçunun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
4. 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan TCK’nın 165/1. maddesinde düzenlenen suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanık …’ın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule göre de;
5. Olay yerine ilişkin dosya kapsamında ayrıntılı bir kroki ve görgü tespit tutanağı gibi bir evrakın bulunmaması karşısında, eylemin gerçekleştiği yer araştırılarak sonucuna göre, suç vasfının tayini açısından, öncelikle müştekiden binanın suç tarihindeki durumu, etrafının çevrili olup olmadığı sorulup gerekirse mahallinde keşif yapılarak sonucuna göre sanık …’un hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde 5237 sayılı TCK’nın 142/1-e ve 116/1 maddeleri uyarınca mahkumiyet hükmü kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, Sanık … ve müdafi, sanık … ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 05.07.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.