Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/765 E. 2021/8687 K. 20.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/765
KARAR NO : 2021/8687
KARAR TARİHİ : 20.04.2021

Karşılıksız yararlanma suçundan sanık …’nin, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 491/1 ve 522/1. maddeleri gereğince 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Akçakale Asliye Ceza Mahkemesinin 24/07/2006 tarihli 2005/248 esas, 2006/379 sayılı kararının Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 16/02/2010 tarihli ve 2009/40301 esas, 2010/4262 karar sayılı ilâmı bozulmasını müteakip, yapılan yargılama neticesinde sanığın 765 sayılı Kanun’un 491/1, 522/1 ve 59/son maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Akçakale Asliye Ceza Mahkemesinin 15/06/2010 tarihli ve 2010/282 esas, 2010/509 sayılı kararının infazı sırasında, Akçakale Cumhuriyet Başsavcılığının 05/07/2012 tarihli ve 28344 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun’un 82. maddesi ile elektrik hırsızlığını düzenleyen 5237 sayılı Kanunun 142/1-f bendinin yürürlükten kaldırıldığı, aynı Kanun’un 83. maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 163. maddesine eklenen 3. fıkra ile elektrik hırsızlığı suçunun karşılıksız yararlanma suçu olarak düzenlendiğinden bahisle sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanması talebi üzerine, 765 sayılı Kanun’un 102/4 ve 104/3. maddeleri uyarınca dava zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle kamu davasının düşürülmesine dair Akçakale Asliye Ceza Mahkemesinin 14/03/2013 tarihli 2012/1183 esas, 2013/944 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/01/2014 tarihli ve 2015/52 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 27/11/2020 gün ve 13738-2020 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07/01/2021 gün ve 2020/113087 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Elektrik enerjisi hırsızlığı suçundan sanık …’nin, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 491/1 ve 522/1. maddeleri gereğince 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Akçakale Asliye Ceza Mahkemesinin 24/07/2006 tarihli 2005/248 esas, 2006/379 sayılı kararının Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 16/02/2010 tarihli ve 2009/40301 esas, 2010/4262 karar sayılı ilâmı bozulmasını müteakip, yapılan yargılama neticesinde sanığın 765 sayılı Kanun’un 491/1, 522/1 ve 59/son maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Akçakale Asliye Ceza Mahkemesinin 15/06/2010 tarihli ve 2010/282 esas, 2010/509 sayılı kararının infazı sırasında, Akçakale Cumhuriyet Başsavcılığının 05/07/2012 tarihli ve 28344 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun’un 82. maddesi ile elektrik hırsızlığını düzenleyen 5237 sayılı Kanunun 142/1-f bendinin yürürlükten kaldırıldığı, aynı Kanun’un 83. maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 163. maddesine eklenen 3. fıkra ile elektrik hırsızlığı suçunun karşılıksız yararlanma suçu olarak düzenlendiğinden bahisle sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanması talebi üzerine, 765 sayılı Kanun’un 102/4 ve 104/3. maddeleri uyarınca dava zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle kamu davasının düşürülmesine dair Akçakale Asliye Ceza Mahkemesinin 14/03/2013 tarihli 2012/1183 esas, 2013/944 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/01/2014 tarihli ve 2015/52 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/4. maddesinde yer alan, “Kesin hükümle sonuçlanmış olan davalarda, sonradan yürürlüğe giren bir kanunla ilgili olarak lehe hükmün belirlenmesi ve uygulanması amacıyla yapılan yargılama bakımından dava zamanaşımına ilişkin hükümler uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında, sanık hakkındaki kesin hükümle sonuçlanmış olan davanın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilemeyeceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dairemizin 28/01/2019 tarih, 2018/6849 esas ve 2019/1139 karar sayılı ilamı ile mahkemenin 15/06/2010 tarihli kararın katılan kurum vekiline tebliği yerine katılan kuruma tebliğ edilerek kesinleştirilmesi nedeniyle yapılan tebliğ işlemi ve dolayısıyla kesinleştirme işleminin usulsüz olduğu, bu nedenle hükmün usulüne uygun kesinleşmediği ve sonraki tüm işlemlerin hukuken geçersiz olduğunun belirtildiği, karardan sonra mahkemece Akçakale Asliye Ceza Mahkemesinin 15/06/2010 tarihli, 282-509 esas ve karar sayılı kararının usulünce tebliğ edilerek kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleştirilmiş olması karşısında; uyarlama yoluna gidilecekse bu aşamada kanuna uygun şekilde uyarlama işlemlerinin yeniden yapılmasının mümkün hale geldiği, Dairemizin 28.01.2019 tarihli kararında da ifade edildiği gibi sonraki kanun yolu başvuru ve kararlarının hukuken geçersiz sayılması sebebiyle artık kanun yararına bozma konusu yapılabilecek bir kararın da kalmadığı anlaşılmakla, (ŞANLIURFA) 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 13.01.2014 tarihli ve 2015/52 Değişik İş sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 20/04/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.