YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/773
KARAR NO : 2021/8654
KARAR TARİHİ : 20.04.2021
Mala zarar verme suçundan suça sürüklenen çocuk …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 2.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Menemen 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/06/2015 tarihli ve 2015/243 esas, 2015/452 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 18/11/2020 gün ve 12733-2020 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05/01/2021 gün ve 2020/107880 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Mala zarar verme suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 2.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Menemen 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/06/2015 tarihli ve 2015/243 esas, 2015/452 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre,
1-Kayden 17/07/1993 doğumlu olup, suçun işlendiği 22/11/2010 tarihinde 15-18 yaş grubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan cezadan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/3. maddesi gereğince indirim uygulanmamasında,
2-Kayden 17/07/1993 doğumlu olup, suçun işlendiği 22/11/2010 tarihinde 18 yaşını ikmâl etmediği anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkındaki davaya, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 26/1. maddesi uyarınca, Çocuk Mahkemesi tarafından bakılması gerektiği gözetilmeden davaya Çocuk Mahkemesi sıfatıyla bakılmamasında,
3- Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 20/02/2020 tarihli ve 2019/11175 esas, 2020/2322 karar sayılı ilamı ile “Suç tarihi itibari ile 15-18 yaş aralığında bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Yasanın 35/1. maddesi uyarınca sosyal inceleme raporu aldırılmaması veya aldırılmama nedeninin gerekçeli kararda belirtilmemesi, bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk Rıdvan Babadağ’ın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA” şeklindeki açıklamalara nazaran, suça sürüklenen çocuğun mala
zarar verme suçuna ilişkin olarak 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35/1. maddesi uyarınca sosyal inceleme raporu aldırılmaması veya aldırılmama nedeninin gerekçeli kararda belirtilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde sanığın cezalandırılmasına karar verilmesinde, isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1-Kayden 17/07/1993 doğumlu olup, suçun işlendiği 22/11/2010 tarihinde 15-18 yaş grubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan cezadan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/3. maddesi gereğince indirim uygulanmaması,
2-Kayden 17/07/1993 doğumlu olup, suçun işlendiği 22/11/2010 tarihinde 18 yaşını ikmâl etmediği anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkındaki davaya, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 26/1. maddesi uyarınca, Çocuk Mahkemesi tarafından bakılması gerektiği gözetilmeden davaya Çocuk Mahkemesi sıfatıyla bakılmaması,
3-Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.11.2018 tarihli ve 2016/6-986 Esas, 2018/554 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri ile 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca; fiil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, nedenleriyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden (MENEMEN) 3. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 02.06.2015 tarihli ve 2015/243 Esas ve 2015/452 Karar sayılı kararın 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 20/04/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.