Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/7782 E. 2021/17169 K. 19.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7782
KARAR NO : 2021/17169
KARAR TARİHİ : 19.10.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın yokluğunda açıklanan kararın, sanığın 24/06/2015 tarihli ifadesinde bildirdiği aynı zamanda MERNİS adresi de olan bilinen en son adresine, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre 18/12/2015 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın 28/12/2015 tarihli dilekçesi ile kararın mahalle muhtarı tarafından kendisine 28/12/2015 tarihinde tebliğ edildiğini bildirdiği, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2. madde ve fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (“bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres”) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun’un 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun’un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun’un 23/1-8 ve Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin, sanığın aynı zamanda MERNİS adresi de olan bilinen en son adresine, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre tebligat yapılmadan, doğrudan MERNİS ibaresi ile aynı adrese 7201 sayılı Kanun’un 21/2. maddesine göre yapılan gerekçeli karar tebliği usulsüz olduğundan, öğrenme üzerine gerçekleşen temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek, ek kararın kaldırılması ile yapılan incelemede;
1-Sanık hakkında katılan … ve müşteki …’a yönelik hırsızlık, katılan …, müşteki …, müşteki …, müşteki …, müşteki … ve müşteki …’a yönelik konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin verilen kararlara 5271 sayılı Yasa’nın 231/12. maddesi uyarınca itiraz yolu açık olup temyizi olanaklı olmadığından, itiraz mercisince karar verilmek üzere, dosyanın incelenmeksizin mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE,
2-Sanık hakkında müşteki …, müşteki …, müşteki … ve müşteki …’e yönelik hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre sanığın temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin isteme aykırı olarak ONANMASINA, 19.10.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.