Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/8264 E. 2023/2148 K. 26.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8264
KARAR NO : 2023/2148
KARAR TARİHİ : 26.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/892 E., 2015/942 K.
SUÇ : İş yeri dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Hakimin hüküm verip işten el çektikten sonra, tavzih yoluyla gerekçeli kararı değiştirmesi mümkün olmadığından 27.01.2016 tarihli tavzih şerhinin yok hükmünde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 20.11.2015 tarihli ve 2015/77571 Soruşturma numaralı iddianame ile; ” sanığın eşi … ile görüşmek için geceleyin …’ın çalıştığı müşteki …’in sahibi olduğu … Mahallesinde bulunan … Tekstil fabrikasına geldiği, işyerinde bekçi olarak çalışan tanık …’ün içeri girmesine izin vermediği, bunun üzerine sanığın demirkapı korkuluğunun üzerinden atlayarak içeri girdiği,” iddiasıyla sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 116/2-4 ve 53. maddeleri gereğince iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Bursa 24.Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2015 tarihli ve 2015/892 Esas, 2015/942 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında; iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 116/1-4 ve 58/6. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; eşi ile konuşmak için iş yerine gittiğine, güvenlik görevlilerinin kendisini içeri almaması sebebiyle içeri girdiğine, bu nedenle hapis cezasının kaldırılması talebine ilişkindir
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanık …’ın, … ile evli oldukları, aralarında boşanma davasının bulunduğu, suç tarihinde sanığın eşi … ile görüşmek için geceleyin …’ın çalıştığı şikâyetçi …’in sahibi olduğu … Tekstil fabrikasına geldiği, işyerinde bekçi olarak çalışan tanık …’ün içeri girmesine izin vermediği, bunun üzerine sanığın demirkapı korkuluğunun üzerinden atlayarak içeri girdiğinin tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu Mahkemece kabul edilmiştir.
2. Sanık aşamalarda tevil yollu ikrarda bulunmuştur.
3. 04.11.2015 tarihli kamera görüntüleri inceleme tutanağında, kamera saatine göre saat 00.44 sıralarında sanığın demir kapı korkuluğunun üzerinden atlayarak iş yeri bahçesine girdiği belirtilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Sanığın eşinin çalıştığı … Tekstil fabrikasına konuşmak amacıyla gittiği, eşinin konuşmak istememesi üzerine, işyerinde bekçi olarak çalışan tanık …’ün sanığın içeri girmesine izin vermediği, bunun üzerine sanığın demirkapı korkuluğunun üzerinden atlayarak içeri girdiği olayda, suça konu iş yerinin herkesin serbestçe girip çıkabileceği bir yer olmadığı ve yasa dışı bir amaçla içeri girilmesine izin verilmediğine ilişkin açık bir iradenin bulunduğu, bu nedenle söz konusu iş yerinin açık bir rızaya gerek duyulmaksızın girilmesi mutat olan yerler dışında olduğunun anlaşılması karşısında, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçunun yasal unsurları oluştuğundan mahkemenin uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak,
Sanığın eylemi dosya içeriğine uygun şekilde iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçu olarak kabul edildiği halde uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun’un 116/2-4 yerine, 116/1-4 olarak gösterilmesi hukuka aykırı bulunmuş, söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde 3 no.lu bentte açıklanan nedenle Bursa 24.Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2015 tarihli ve 2015/892 Esas, 2015/942 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükmün 1. fıkrasında yer alan “TCK’nın 116/1-4 maddesi” ibaresinin çıkarılarak yerine “TCK’nın 116/2-4. maddesi” ibaresinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün Tebliğname’ye uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.