Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/9198 E. 2023/3110 K. 30.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9198
KARAR NO : 2023/3110
KARAR TARİHİ : 30.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, yokluğunda verilen gerekçeli kararın sanığa tebliği esnasında en yakın komşusunun isim ve imzadan imtina ederek muhatabın çarşıda olduğunu beyan ettiği, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21. maddesine göre mahalle muhtarının imzasına tebliğ edildiği, (2) nolu haber kağıdının kapıya yapıştırıldığı, isim ve imzadan imtina eden komşusuna haber verildiğinin belirtildiği anlaşılmakla; sanığın komşusunun denetime elverişli şekilde adı, soyadı ya da adresi tespit edilmediğinden yapılan tebliğ işleminin usulsüz olduğunun anlaşılması sebebiyle 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığının 13.10.2015 tarihli ve 2015/21965 Esas No.lu iddianamesi ile sanığın, şikâyetçilerin açık arazide bırakılmış olan arı kovanlarından toplamda 8 adet arı kovanını çaldığı iddiasıyla hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141/1 ve 53. maddeleri uyarınca 2 kez cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.06.2016 tarihli ve 2015/1435 Esas, 2016/1108 Karar sayılı kararı ile sanığın suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan 5237 sayılı Kanun’un 165/1, 62, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 6.000,00 TL ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Cumhuriyet Savcısının temyiz istemi sanığın ifadesinde geçen M.S. isimli şahsın araştırılması ve sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğine ilişkindir.
2. Sanığın temyiz istemi hükmün temyiz edilmesi iradesinden ibarettir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Şikâyetçilere ait arı kovanlarının şikâyetçi …’ün arazisine bırakmış oldukları 8 adedinin çalındığı, bunlardan 6 adedinin sanık … tarafından temyiz dışı sanıklar M.K., O.Ö. ve Ö.Y’ ye satılmış olduğunun tespit edildiği, sanık hakkında her ne kadar hırsızlık suçundan dava açılmış ise de suç konusu arı kovanlarını çaldığına ilişkin somut bir delil bulunmadığı kabulüyle suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
2.09.07.2014 tarihli Tutanak, 18.06.2015 tarihli Rapor, 24.04.2014 tarifli Fezleke, sanığın aşamalardaki savunmalar ve tanık U.K.’nın soruşturma aşamasındaki beyanları dosya içerisinde mevcuttur.
IV. GEREKÇE
1.Sanığın soruşturma aşamasında alınan ifadesinde suç konusu arı kovanlarını soyadını tam olarak hatırlamamakla birlikte … veya … olarak ifade ettiği ve telefonla görüştüğü … isimli arkadaşının Topçular mevkiinde bulunan evine giderek teslim aldığını ve temyiz dışı sanıklara sattığını ve … isimli şahsın evini gösterebileceğini belirtmesine rağmen 09.07.2014 tarihli Tutanak, 18.06.2015 tarihli Rapor ve 24.04.2014 tarifli Fezleke içeriklerine göre devam eden mülâkatlarda bu şahısla görüşmediğini, nerede olduğunu bilmediğini beyan ettiği, evini gösteremediği, evinde kalmaması sebebiyle gitse dahi bulamayacağı şeklinde gerekçeler öne sürdüğü, şahısla görüştüğünü iddia ettiği cep telefonu numarasının aranması sonucunda kullanılmadığının tespit edildiği, soruşturma aşamasında tüm araştırmalara rağmen … …-… isimli şahsın tespit edilemediği, bu şekilde suç konusu arı kovanlarını satın aldığına dair somut bir delil öne süremeyen sanığın müteselsil olarak işlenen 5237 sayılı Kanun’un 142/1-e 43 maddelerinde öngörülen hırsızlık suçundan cezalandırılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı görülmüştür.
Kabule göre de;
2…. Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 13.10.2015 tarihli iddianamede, sanık hakkında suç eşyasının satın alınması suçundan cezalandırılması için kamu davası açılmadığı halde, Ceza Genel Kurulunun 06.05.2014 tarihli ve 2012/6-1486 Esas ve 2014/238 Karar sayılı kararı uyarınca “Sanık hakkında Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığının 13.07.2007 gün ve 1250-569 sayılı iddianamesi ile hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından dava açılıp, iddianamedeki anlatım ve suç adlarına uyumlu olacak şekilde sevk maddeleri gösterilen somut olayda, iddianameye konu edilen suçlardan beraat kararı verildikten sonra, iddianameye konu edilmeyen ve anlatımda yer verilmeyen, ayrıca iddianame kapsamı itibariyle hırsızlık suçundan dönüşme ihtimali de bulunmayan suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan, suç duyurusunda bulunulması yerine ek savunma hakkı verilmek suretiyle mahkumiyet hükmü kurulması usul ve kanuna aykırıdır. Bu itibarla, yerel mahkeme kararının, iddianameye konu edilen suçlardan beraat kararı verildikten sonra, suç duyurusunda bulunmak yerine, usulüne uygun olarak açılmış bir ceza davası bulunmadığı halde suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmelidir.” şeklindeki karar karşısında iddianamede 5237 sayılı Kanun’un 165. maddesine dair anlatım olmaması, hırsızlık suçundan açılan davanın 5237 sayılı Kanun’un 165. maddesindeki suça dönüşmesinin mümkün olmadığının Ceza Genel Kurulunun emsal kararı ile de açıkça tespit edilmesi ve 5271 sayılı Kanun’un 225/1. maddesinde yer alan, “Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, hakkında açılmış dava bulunmayan ve iddianamede anlatılış tarzına göre unsurları gösterilmeyen 5237 sayılı Kanun’un 165/1. maddesinde düzenlenen suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan cezalandırılmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Hükümden sonra 24.10.2019 tarihinde 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253/1-b maddesine eklenen alt bentler arasında yer alan ve 5237 sayılı Kanun’un 165/1. maddesinde tanımı yapılan suç eşyasının satın alınması ve kabul edilmesi suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Kanun’un 7/2. maddesi uyarınca, “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 254. maddesi uyarınca aynı Kanun’un 253. maddesinde belirtilen esas ve usullere göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra, sonucuna göre sanığın hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.06.2016 tarihli ve 2015/1435 Esas, 2016/1108 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.05.2023 tarihinde, oy birliğiyle karar verildi.